Bu aralar politikadan uzaklaştık. Biraz politikaya, CHP’ye ve sonunda da HDP’nin fezleklerine değinelim.

CHP’nin algı yönetimi ve markalaşma ile ilgili BÜYÜKKK soruları var. Defalarca anlattım. “Birilerinin” yaptığı dedikodu kampanyalarına karşı koyamıyorlar. Yetmezmiş gibi; Deniz Baykal ve Aylin Nazlıaka olayları çıktı ve bunlara da karşı koyamadılar.

Bir süre önce twitter’da “#BaşınSağolsunKılıçdaroğlu” diye bir etiket gördüm (yorum ve diğer şeylere üstüne tıklayarak bakabilirsiniz). Hayırdır dedim bir baktım, işler karışmış.

Aktroller, yandaş haber ajansları (İHA) ve gazeteler bir ağızdan kampanya başlatmış. Tweet şu:

kılıçdaroğlu parasız eğitim

**

Bu eylemde bir fotoğraf çekilmiş ve Diyarbakır’da öldürülen terörist bu eylemdeki fotoğrafta görüntüleniyor.

Kılıçdaroğlu bunca koşuşturmasının arasında oturup Twitter ve Facebook hesaplarını kendisi yönetmiyor. Bir ekibi var. Bu ekibi ise dikkatsizce davranıyor. Yada şöyle söyleyeyim, yeterince uğraşmıyorlar, düşünmüyorlar; yada bunları yapsalarda BAŞARISIZLAR!

Yani bu, tamemen plânlı bir provakasyon. Kim, nereden nasıl bilecek? Bir eylem var ve haber gitmiştir, “öğrenciler eylem yapıyor, parasız eğitim istiyor” diye. Kılıçdaroğlu’nun danışmanları+metin yazarları ve sosyal medya ekibi gereken materyalleri sağlamıştır ve “parasız eğitim isteği”ne karşılık bir tweet atılmış.

Sonuç? Birilerinin yeterince dikkatli olamaması, iyi niyetten kaynaklanan sıkıntılar ve daha önemlisi PROPAGANDA!

CHP, büyük sıkıntı içerisinde.

Sosyal Medya Sorunu

CHP’nin Facebook sayfasına bakarsanız, yaklaşık 1,5 milyon takipçisi varken beğenileriçerik ve tanınırlığa göre 500-2000 arasında. Kılıçdaroğlu’nun bir sözü olursa 5 binlere kadar çıkıyor.

AKP’de 3 milyon takipçi var ve beğeniler 10-15 bin arasıyken 40 binlere kadar çıkıyor. Hadi burada troller var, parayla hesaplar var…

HDP’ye bakarsak ; Neredeyse CHP kadar takipçisi var, 10-15 bin beğeni ve 40 bine çıkan beğeniler oluyor.

**

AÇIKÇA görülüyorki burada sorun var.

CHP’de Algı Yönetimi Markalaşma ve Propaganda Sorunları Mevcut

Bakın markalaşma uzun süreçlidir. Senelere yayılır. Bu yüzden parti içinde uzmanlardan oluşan (reklamcılık, propaganda, psikolojik savaş, markalaşma konularında) bir ekip kurmak gerek ve bir reklam ajansınla “seçimden 4-5 ay önce” değil, bir dönem boyunca çalışmak gerekir. Marka değerini arttırmak, istedikleri mesajları kolayca vermek, sosyal medyadan daha kolay örgütlenmek ve “birilerinin” yaptırdığı dedikodu kampanyaları ve algı yönetimiyle daha kolay mücadele etmek için.

CHP Bunu Yapmazsa Doğrular Yanlış ve Yanlışlarda Doğru Olur

CHP aslında bu tarz geri dönüşümlere değer veriyor.

Bakıyorsunuz sessiz ve sakin kalmış, millet diyor ki “yahu niye bu kadar pısırık”, hop adamlar biraz ses çıkartıyor ve diyorlar ki “Erdoğan gibi oldu”.

Demokratik bir ülkede olması gerektiği gibi diğer parti ve AKP ile uyum sağlıyorlar “koltuk değneği oldu” diyorlar. Dinleyip biraz geri çekiliyorlar, “CHP her şeye hayır diyor” sözleri yankılanıyor.

**

İstediğini ifade edemediği, projeleri yeterince üretemediği, parti tabanından yeterince fikir ve proje gelemediği için zor durumda. Markalaşma, propaganda, algı yönetimi gibi konularda

1- Parti içinde bir ekip kurulmalı ve bu ekibe “milletvekillerinin sosyal medya hesaplarından, belediyelerin yaptıklarına ve verdikleri mesajlarına” kadar raporlar gelmeli. Anketler hazırlanmalı ve sürekli olarak halkın tepkileri ölçülmeli. Yeni bir tarz aramalı. İşin özü; partideki her şeyden haberi olan ve gerektiğinde yönlendiren ama en çok partinin ortak mesaj vermesini sağlayan bir ekip gerekiyor. Bir milletvekili A derken diğeri B dememeli. Yada bunu diyeceksede PLANLI, BİLİNÇLİ ve TASARLANMIŞ olmalı.

2- Reklam ajansı… Sağlam, gerçekten sağlam ve yaratıcı bir reklam ajansıyla çalışılmalı ve hedef seçimlere kadar olmalı. Seçimlerden sonra tekrar… Yani 4 sene çalışmayıp, son 4 ayda bir şeyler yapılırsa, tabi ki milletin algısı ve marka değeri yerlerde sürünür.

Şimdilik bu ikisinin üzerine düşmeleri KESİNLİKLE gerekecek.

**

Çünkü dedikodu kampanları ve bu tarz propagandalara sessiz kalınıyor. Yada Genel Başkan sadece 1 konuşmada değiniyor. Ancak sessiz kalındığında yada bilinçli ve organize şekilde cevap verilmediğinde insanların aklında sıkıntılar oluşacak. Oluşuyor ve bu “artık” diyebileceğim algılar, sonunda CHP’yi farklı duruma sokuyor.

Fezleke Açmazı

Fezlekeler geliyor… Ne olacak?

CHP, yapılması gerekeni yaparsa, her zamanki gibi söylenmesi gerekeni yani doğru şeyi söylerse; işin ucunda HDP-PKK çizgisi görüntüsüyle algı yönetimi hazırlanacak.

Eğer yapmazsa, fezlekeleri kabul ederse; doğru şeyleri yapmamış olacak ve seçmenlerinin bir kısmı “CHP nereye gidiyor” diye soracak. Bazılarda AKP’nin koltuk değneği diyecek.

**

Daha fazla sıralamadım ancak gördüğünüz gibi ortada bir açmaz var. Ne olursa olsun CHP’nin başı algı konusunda dertte. İkisinden de sıyrılamaz (bu şekilde, kendini ifade edemeden).

CHP’nin ihtiyacı olan sol çizgiye gelmesinden çok; biraz “Machiavellist”, biraz yararcı (pragmatist) davranması ve sosyal medya+algı yönetimi+markalaşma konusunda acilen bir ekip kurup reklam firmasıyla anlaşması.

**

Ufukta erken seçim var. MHP ve HDP’nin baraj altı kalması oldukça yüksek olasılık. CHP muhtemelen fezlekelere karşı çıkacak ve ardından AKP, alttan yada direkt olarak “teröre destek vermek” ile suçlayacak. Dolayısıyla erken seçime girilirken halk arasında teröre destek veren CHP, terörist HDP ve basiretsiz MHP görüntüsü ortaya çıkacak.

Devamında da “bu kaosu sadece başkanlık bitirir” diye propaganda yaparak AKP-CHP’den oluşan bir mecliste, yüksek çoğunluklu bir AKP ile olmadıkları kadar güçlü gelebilirler ve Başkanlık sistemini getirerek her şeyi daha da kötüleştirebilirler.

CHP bunu düzeltmeli.
Başkanlığa hayır derken, yeni seçenekler sunun.
Kendinizi daha iyi ifade etmek için bir ekip kurun.
Acilen değerlerinizi belirleyip, reklam kampanyaları başlatın.
Seçim olsun yada olmasın, planlı ve programlı işlerle seçime kadar devam edin ve toparlanın.