Türkiye’de, terör örgütü PKK’ya karşı büyük operasyon kapıda. Geniş çaplı bir operasyona başlandı.

Bu süreçte, köşeye sıkışan terör örgütünün kontrol ettiği twitter hesaplarından bolca “yıpratıcı propaganda” içerikleri göreceksiniz. Daha önceki olaylarda örneklerini bahsetmiştim. Yeni örneğide vereceğim. Eski konuyu okumak isteyen için : Son Günlerde Türkiye Üzerine Yapılan Yıpratıcı Propagandalar.

Gelelim operasyona. Bildiğiniz gibi terör örgütü yeni bir stratejiyle, “hendek” kazmaya başladı. Fakat buna hendek demek, fazlasıyla hafife almak demektir. Çünkü sadece Nusaybin’de, 250’ye yakın noktada toplamda 7 ton patlayıcı mevcut. Bu yüzden önemli, buna hendek demek basitleştirmektir.

Askeri Güç Neden Orada? – Hendeklerin Olayı Nedir?

Güvenlik uzmanı Mete Yarar sürekli olarak operasyonları inceliyor. Youtube’da operasyonlara ait görüntüleri “Şahit Olun” belgesel serisinde izleyebilirsiniz.

Mete Yarar’ın aktardığına göre [1], sadece Nusaybin’in altında 250 noktada 7 bin patlayıcı var.  Hendekleri kazıp, içine patlayıcılar koyup beton ile dolduruyorlar. Buradan askeri araçlar geçerken patlatıyorlar. Olay bu kadar önemli. İlgili görüntüleri takip edenler, “tüplerin” içine konulan patlayıcıları görmüştür.

Peki tanklar neden orada?

ZPT (zırhlı personel taşıyıcısı), bu bombalara karşı savunmasız. Yada şöyle diyelim; tanklar, savaş ortamı için özel olarak yapıldığından, bu tür patlayıcılar için polis araçlarına göre daha dirençli. Asker ve tanklar orada ateş gücü için değil, savunma ve zırh için bulunuyor.

Mete Yarar’ın açıklamaları:

 

**

 

Halkın Mağduriyeti Önlenmeli

Nusaybin, Silvan, Cizre…

İlçeler denildiği gibi deşik ve “bombaların üzerinde” ise; çocukların buralarda okullara gitmesi, dolaşması ve halkın bölgede, kurşunların arasında olması gerçekten tehlikeli. Fakat halk göç ediyor. Peki bu insanlar nereye gidecek? Evlerinden, doğup büydüğü yerlerden uzaklaşıyorlar. Çok dikkatli olunmalı.

Çocukların ihtiyacı olan eğitimdir. Bu çocuklar okullara gitmeli, iyi eğitim görmelidir. Şu an hepsi korku dolu. Şimdi değilse bile ileride öfke duyacaklar. Bir insan korkuyorsa, yada öfkeliyse (ki bu öfke nefret sınırıyla birleşirse) öldürür. Yani bu çocukların psikolojik denetimlerle büyütülmesi ve eğitimlerine daha da önemlisi “normal yaşantılarına” devam etmesi gerekmektedir.

Bölge biran önce teröristlerden temizlenmelidir. Resimlerde gördüğümüz üzere her yer delik deşik.

Ayrıca teröristler bölgedeyken, çocukların eğitimi ve halkın normal hayatı ne kadar “işliyordu” diye sormak gerek. Teröristler okulları karargâh haline getiriyor[2], örgüte karşı gelen ve direnen halkın evlerini çarpıyla boyuyor [3], evleri yakıyor ve ambulansa ateş açıyor [4].

yuksek ova okul

teroristler halki fisliyor

Silvan'daki terör operasyonu

**

Yani buralarda halk nasıl hayatına devam edecek, öğrenciler nasıl öğrenim hayatına devam edecekti?

Polis ve Askerin Varlığı ve Operasyonlar

İnsanları anlamak güç; teröristleri eleştirmedikleri kadar, asker ve polisin orada olmasını eleştiriyorlar.

İlçeler delik deşik edilmiş, öğrenciler patlayıcı dolu hendeklerin üzerinden duvarları parçalanan okullara gitmeye çalışıyor ve bu sırada okullar yakılıyor. Yine Nusaybin’de teröristlere kapısını açmayanlar kurşunlanıyor [5] (zaten fişlenmesini yukarıda söyledim).

terorist katliami

Bütün bunların arasında, teröristleri eleştirmeyenler; polis ve askerin orada bulunmasını eleştiriyor. Ülkenin sokaklarında, güvenlik güçlerinin bulunmasını eleştiriyor. Çok ilginç.

Ne yapması gerekiyordu devletin? Tamam siz patlayıcılarınızla burada yaşayın; devletin kurumlarını harabeye çevirin, sizlere kapısını açmayanları öldürün, biz çekiliyoruz mu diyecekti?

7 ton patlayıcının olduğu ilçelerde zırhlı araçlar olmadan mı dolaşacaktı?

**

Uzun süreden sonra, devletin yaptığı en kapsamlı operasyonlardır bunlar. Mahalle mahalle temizleniyor. Polisler temizliyor, hendekleri kapatıyor; ardından teröristler kaçıyor ve polis gittiğinde geri gelip hendekleri tekrardan açıyorlar.

E bu durumda, teröristlerin ya vurularak, ya tutuklanarak, ya teslim olarak tehditin ortadan kaldırılması gerek. Bunun için HALİYLE büyük çaplı operasyonlar yapılacak. Aksi düşünülemez.

HDP’ye İş Düşüyor!

HDP bütün bu süreçten güçlenerek çıkabilir. Teröristleri bu bölgeden çekmeleri gerek. Bu hendeklerin HDP’li belediyelerin iş aletleri kullanılarak açıldığını biliyoruz [6]. Bunların önüne geçilmeli. Bakın orada bulunan halkı, geçmişten günümüze sahip çıktığınızı iddia ettiğiniz halktır. Kürt kökenli vatandaşlardır. Bu insanlar evlerinden ayrılmak ZORUNDA kalıyor. Çocukların hali ortada. HDP olarak bölgeye, seçimden birinci çıktığınız şehirlere, ilçelere ve BÖLGEYE sahip çıkın.

Teröristler bu bölgelerden “bir daha dönmemek üzere” ayrılırsa, buna ikna ederseniz ve hendekler bir daha açılmamak üzere kapatılırsa o bölgede operasyonlar son bulacak. Günlük yaşantı, normale dönmeye başlayacaktır.

HDP olarak bunu başarabilirseniz, tekrar %13 seviyelerine ve hatta üstüne çıkabilirsiniz. Artık dünya terör örgütü listesinde bulunan ve devletlerin terör örgütü dediği şu pkk ile aranıza mesafe koyun. Ekranlarda bunu söyleyemeyeceğinizi biliyorum. Bari Kürt kökenli vatandaşlar için, bölge halkı için terör örgütünü ikna edin ve buralardaki sorunlara son verin.

Bu süreçten HDP olarak güçlenerek çıkabilirsiniz.

**

Propagandalara Dikkat

Bakın daha önce uyarmıştım [7], terör örgütü ne zaman sıkışsa; terör örgütüne organik bağ ile bağlı hesaplardan “katliam var” açıklamaları geliyor. Terör örgütü, “psikolojik savaş” ve propaganda işini iyi kıvırıyor. Yıpratıcı mesajları, sosyal medyayı iyi kullanarak yaymaya çalışıyor. Ne zaman sıkışsa…

Bakın, Cizre’deki “sivil halk” ve “katliama uğrayan” insanlar topluluğuna bakalım;

cizre

Denecek fazla bir şey yok..

***

Operasyonlar şiddetleniyor. Halk, terör örgütüne desteği çekmeye başladı çünkü büyük ölçüde etkileniyorlar. Terör örgütü ise ağır kayıplar vermeye başladı. Bunun sonucunda elbette bu tarz yıpratıcı propagandalara devam edecekler. En basit örneğini bugün yaşadık;

İddia : 11 yaşındaki Salih Edim, polisler tarafından vuruldu.

Olayın aslı:

Dicle Haber Ajansına konuşan aile yakınları şöyle dedi[8];

Edim’in yakını Mehmet Edim, ailelerinde iki kişinin Salih Edim ismini taşıdığını ve her ikisinin de hayatta olduğunu ifade etti. Olayın duyulması üzerine çok sayıda telefon aldıklarını belirten Edim, kuzenleri ile kendisinin görüştüğünü ve her ikisinin de durumlarının iyi olduğunu dile getirdi.

**

Yalanlandı yalanlanmasına ancak; Twitter’da gün boyu “terör örgütüne yakın hesaplarca” atılan tweetlerde sürekli bu ve benzer haberler yayınlandı. Eskişehir’de dövülen Kürt işçi yalanı, ölü bebeğin buzdolabında tutulduğu yalanı gibi bir çok yalana bu da eklendi. Fakat insanların beynini bulandırıyorlar mı? Evet.

Bunun gibi bir çok yalan haberi duyacağız.

Bu yüzden; öncelikle haber ajansları (AA, DHA, İHA vs), yetkililer ve yerel haber merkezlerine dikkat verelim. Sosyal medya kontrolsüzdür, herkes her şeyi söyler. Doğrulanmamış, kesinleşmemiş bilgilere inanmadan önce araştıralım. Etraftan bulunan bir görsel ve altına yazılan 2 cümle ile yanlış bilgi vermeye çalışacaklar.

**

Psikolojik savaş yöntemidir. Sürekli yalan ve yanlış bilgi yayacaklar. Sabahtan akşama kadar onlarca yanlış ve yalan bilgi göreceksiniz. Hepsi temelinde “asker ve polisi” hedef alacaktır. Devleti hedef alacaktır.

Geçmişte reddedilen “Beyaz Toros”lar, bugün hükümetin başı tarafından kabul ediliyor. Biliyorum. Açıklanmayan ve yanlış giden şeylerde olabilir, bununda farkındayım. Ancak çok sıkıntılı bir sürece giriyoruz. Doğuda yaşayan vatandaşların güvenliğini devlet sağlamalıdır.

Paylaşılanlara ve anlık öfkeyle söylenenlere, yapılanlara dikkat edelim. Son zamanların en kapsamlı operasyonu başladı yada başlamak üzere…

Türkiye’nin gündemi bir müddet daha da ağırlaşacak…

HDP’yi ve bölge milletvekillerini, sivil toplum kuruluşlarını göreve davet ediyorum. Bu sorun biran önce çözülmeli.

Kategori: Genel - Hayat - Politika