Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Dün sabah kalktım, Kıbrıs’ta resmen “biçilen” öğrencilerin haberini gördüm [1]. Bir hocamız gelirken kazayı görmüş ve etkilenmiş, diğeri ise servis sürücüsünü tanıyormuş.

Ardından Aladağ’daki kaza meydana geldi. Kaza diyemeyeceğim!

Bir yangın sırasında ne olur? Üst kattaysan, yangın merdivenine gidersin ve aşağıya inersin değil mi? DEĞİL! Yangın merdiveni kilitli olduğu için orada can verdiler [2].

Türkiye’de işler böyle yürümez. Çünkü Türkiye yasalara ve tüzüğe uygun mu diye denetim gerçekleştirilir o da usûleten. Hele iktidara yakın ise ofiste çay içilir ve rapor olumlu yazılır.

Soma’da insanlar ölür çünkü ihmâl (savsama) vardır, 17 Ağustos’da insanlar ölür çünkü savsama vardır, Aladağ’da çocuklar yangında ölür çünkü savsama vardır…

Hiçbirinden ders almayız. Ancak büyük bir kaza yaşanacak, toplumu etkileyecek ve ardından düzenleme ve denetlemelere gidilecek. İşte Türkiye’nin gerçeği budur.

aladag

**

Hukuksuzluk Kol Geziyor

Bakın bütün bunları engellemenin tek yolu var, HUKUK! Bütün düzenlemeler hukuka uygun olmalı ve denetlenmeli. Hukuk dediğimde öyle üfleyince gideninden değil, sağlam bir hukuk gerekiyor. Örneğin yangın merdiveninde yaşanan bu durum yüzünden kimin ceza alacağı dahi bilinmeli. Her şey sistemli olmalı, her şey kuralına uygun yapılmalı.

Ancak balık BAŞtan(!) kokar. Başı değiştirmedikçe, Türkiye’de bu tarz manzaralar yaşanacaktır.

Bakın bu konuyla ilgili ne olmuş [3]:

CHP Adana Milletvekili Türkmen Ensar Vakfı olayı sonrası 1 Nisan 2016 tarihinde Meclis’e araştırma önergesi verdi. Önergede vakıf ve derneklerin, kamu kurum ve kuruluşlarının açtığı yurtların araştırılması ve tespit edilmesi istendi. Ancak önerge Mclis Genel Kurulu’na getirilmedi.

yurt-denetleme-onergesi

***

Yurt ile İlgili Sıkıntılar

Yurt yine bir cemaate ait: Süleymancılar. Başka bir olayda (2008), Süleymancılara ait yurtta tüp patlıyor ve 8 kişi hayatını kaybediyor [4].  Eğitim sisteminde yurtlar “beyin yıkamak amacıyla” tarikat ve cemaatlere bırakılıyor [5].

Koca eğitim sistemini 14 yılda böyle böyle çökerttiler. Önce her yıl sistem değişikliği, adından dini eğitime ağırlık adı altında cemaatlerin beyin yıkaması. Bu çocuklardan ne gelecek bekliyorsunuz?

 

Derdimiz Bitmedi : Askerimiz IŞİD Tarafından Kaçırıldı

Gündem değişikliğine kurban gitti ancak IŞİD, 2 askerimizi kaçırdıklarını açıkladı [6]. İlginçtir haberlerde göremedim.

Erdal Tosun öldü (yeri uçmağ olsun).

Ayrıca ülkeyle ilgili değil ancak trajik bir olay: Chapecoense takımı uçak kazasında öldü. Üstelik akşam tarih yazıp, finale kalmışlardı. İlgili ekşi sözlük girdileri : ekşişeyler

**

1 Günlüğüne Huzur ve Mutluluk Bulabilecek Miyiz?

Anlık mutluluk vardır, örneğin birisi size hediye aldığında anlık olarak sevinebilirsiniz fakat önemli olan genel mutluluktur. Suçları, bunalımı tetikleyen; dizi,film ve yarışmalardaki kavga, gürültü ve şiddetin etkilediği, yine haberlerin ve ekonomik durumun etkilediği GENEL MUTLULUK!

Haberleri açıyoruz Suriye, Irak, IŞİD, politikacıların birbirine böğürmesi, savsama (ihmâl) yüzünden yitirilen canlar, ekonomik sıkıntılar…

Askerlerimiz şehit oluyor, kaçırılıyor, bizim için gazi oluyor.

Kadın ve çocuklarımız tecavüze, tacize uğruyor, şiddete uğruyor, katlediliyor (erkek terörü).

Yahu onu bırakın; ölü tavuklara tecavüz edip, sonra döner yapıp millete satıyor ve kameraya çeken mi dersin [7] yoksa tecavüz ettikleri köpeği boynundan bağlayıp ağaçta asan mı? [8]

**

İşte bu manyaklar, sevdiklerinizle omuz omuza dolaşıyor. Her gün otobüste, metroda, AVM’de, okulda, sokakta bu manyaklartan binler, on binler hatta yüz binlercesi (ki gidişat milyonlarcaya doğru); sevdiklerinizle omuz omuza dolanıyor.

Ağaç katleden, köpeklere tecavüz edip asan; hatta örneğe, kediye, damacana ve banka tecavüz edenler var bu ülkede. Bu insanlar psikolojik rahatsızdır. Bunlar normal değildir, tedavi edilmelidir. Ne verdiği oylar geçerlidir, ne de sokakta rahatça dolaşma hakları vardır. Vatandaşlık okulları projem bu sorunu çözebilir.

Tehlikeli Bir Dönemdeyiz

Cahillik, kutuplaşma kol geziyor. Üzerine bilinçli şekilde psikolojik olarak dengesiz adamlar yetiştiriliyor. Beyinleri yıkanıyor, ellerine silah veriliyor (bakınız darbe olmasın diye herkes silah sahibi olsunmuş). İnanılır gibi değil.

Bir gün, sabahtan akşama kadar her şeyin güzel olduğu; haberlerde şiddet, kan, nefret, öfke yerine bilimsel gelişmelerin, spor ve sanat alanlarında haberlerin ve komik hayvan videolarının olacağı 1 gün! Çok mu şey istiyorum?

Bu millet 1 gün rahat edemeyecek mi?

EDEMEYECEK!

Bu şekilde giderse edemeyecek. Balığın baştan koktuğunu unutmayın. Başı değiştirmemiz gerekiyor ve bu partilere, STK’lara, özellikle politikacılara bırakılmayacak kadar önemli bir iş. Okuyacağız, araştıracağız, öğreneceğiz.

Ardından diğerlerini ikna edeceğiz, doğrusunu göstereceğiz. Öyle bir kez deneyip bırakmak yok! AKP güçlü, her yerdeler savaşamayız demek yok! Elimizden ne gelirse. Çünkü bu iş bir politik mücadeleden çıktı. Özgürlük ve demokrasi mücadelesine, manyaklar ile aklı başında olanların mücadelesine dönüşüyor.

Bir yanda hayvana tecavüz edenler, ağaçları kesip beton dikenler, dolar bozdurmakla ekonomiyi düzelteceğini düşünenler; diğer yanda hayvanın gözüne gaz geldi diye hayvanı tedavi etmeye çalışan, ağaç ve doğayı düşünen, ekonominin böyle gitmeyeceğini yıllardır anlatanlar.

Yani ağır bir zihniyet savaşı var ortada; ortaçağ zihniyetine karşılık, geleceği şekillendirmeye çalışan zihniyet. Onların sayıları fazla, bizim ise silahlarımız(!) daha iyi. Bizde bilgi, kültür, spor, sanat, teknoloj, bilim var. Onlarda ise sadece para, sayısal çoğunluk, nefret, öfke… Kısa vadede kazandıklarını düşünüyorlar ancak uzun süreçte kaybedecekler.

**

Nasıl ki bize bu ülkeyi bırakan insanlar güçsüz oldukları cepheden kaçmadı, hatta çoğumuzun izinden gittiği Atatürk “ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum, süngülerin takın” dedi; biz de bütün olumsuzluklara rağmen doğruları anlatmak için uğraşcağız.

Sözde neden yok! Çalışmak var. Öyle günde 6 saat televizyon izleyip, 3 saat internette instagram ve facebook’a bakıp; yılda 6 saat kitap okumakla olmuyor gelişme.

Gelişmediğimiz, bir şeylere el atmadığımız, bir şeyleri değiştirmediğimiz her gün; gençler ölecek, hayvanlar ve ağaçlar eziyete uğrayacak, kadınlar şiddet görecek ve katledilecek. Çabalamadığımız her gün eğitim sistemi kötüleşiyor ve daha kindar, daha nefret ve öfke dolu, akıl yoksunu gençlik yetişiyor.

Ya şimdi ya hiç!

Eğer uğraşmıyorsan, şikayet etme hakkında yok!

**

Aladağ’da yitirilen gençlerin, Erdal Tosun’un, Kıbrıs’taki kazada ve uçak kazasında ölenlerin yerleri uçmağ olsun. Yakınlarına ve halkımıza başsağlığı diliyorum.

Kategori: Ekonomi - Genel - Hayat - Politika
Etiketler: , , , ,