Türkiye’deki sıkıntıları kaygıyla izliyorum. İktidarın yanlış üzerine yanlış yapması ve karşılığında doğru kelimelerle (barış, demokrasi gibi) çeşitli eylemlerde bulunulması…

Suriye’de yapılanlar yanlış Suriye politikası yanlış, çözüm sürecinin içi boş, muhattapları yanlış…

Cizre’de 3 senedir yabancı uyrukluların gelip gittiği rapor ediliyor[1]. İlçelerde metrelerce “profesyonel tünel” kazıyorlar [2]. Altta sadece Sur ilçesinden bulunan “silahçıkları” göreceksiniz. Tek ilçenin altında 7 ton patlayıcı yerleştirildi[3]. Bütün bunlara karşı HDP’li milletvekilleriölüm orucuna girmiş. Siviller ölüyor diye.

Ne güzel sözler değil mi; “sivil, barış, demokrasi”… Kim bunları desteklemez ki? Uç noktada değilsen (yani aklın normal şekilde çalışıyorsa ve beynin henüz yıkanmamışsa) bu kavramları desteklersin. Ancak bu kavramların arkasına sığınmakta kolay…

sur muhimmat

tunel

Örneğin, “senin gelmişinni geçmişi, hain katil” deyip ardından “BARIŞ İSTİYORUZ BARIŞ BARIŞ! Demek ve “bak barış isteyenlerin başına neler geliyor gördün mü?” demek kolay.

AKP’nin de öfke kontrolünü tamamen yitirip, duygusal davranarak aklını kullanamaması sonucu çok basit bir şey bir anda büyüdü ve nerelere gitti.

Neyse bu başka konu. Gelelim diplomasi, demokrasi ve politikaya…

**

Bu İş Diplomasiyle Çözülmez

Taa Cengiz Han’a kadar gitmeye gerek yok. Bu yüz yıldan başlayalım…

Çanakkale’yi diplomasiyle kazanmadık!
Nusrat ve Seyit Onbaşı gibi kahramanlar, Atatürk’ün dehası ve milletin yüreğiydi kazandıran.

Kurtuluş Savaşı’nda da diplomasi ve politikayla kazanmadık!
Yine Atatürk yine kahraman Türk milleti.

Gelelim yakınlara, uluslararası disiplinlerin geliştiği 1945 sonrasına…

Kıbrıs Türk’ünün katliamlarını diplomasi ve politika durdurdu mu?
BM, ve Avrupa sorunu çözebildi mi?
Şimdi sallamadıkları, “barış bozulmasın” diye KKTC Cumhurbaşkanının anmadığı Ecevit, AMERİKA’YA RAĞMEN! başımıza gelecek ambargoya rağmen askeri harekat düzenledi, KKTC halkına tanınmasa bile bayrak, devlet ve özgürce yaşama şansı vardi (ne özgürlüüğü diye başlayacaklar, bu konuda başlı başına konu yazabilirim de açın tarihinizi okuyun, eskilerin ne dediğini dinledin ne 1974 öncesi ne kadar özgür olduğunuzu anlarsınız).

Kıbrıs Türk’ü diplomasiyle özgürleşmedi, vatanlarında vurulmadan yaşayabilme şansını ne uluslararası örgütlerle ne de diplomasiyle kazanmadılar!

**

Diplomasi, Askeri Zaferden Sonra Başlar

Askeri zafer olmadan diplomasiye başvurmak, ancak Suriye’deki gibi karmaşa yaratacaktır.

Kurtuluş Savaşı kazanılıp, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra o askeri deha diplomasiyle güçlendirdi.
Kıbrıs’ta askeri başarı sağlandıktan sonra diplomasi devreye girdi.

Askeri güç ve askeri zafer olmadan diplomasi,
Diplomatik bir başarı olmadan askeri zafer ANLAMSIZDIR!

Sözü bilirsiniz: POLİTİKA, KANSIZ SAVAŞTIR; SAVAŞ İSE KANLI POLİTİKADIR!

**

TERÖR ÖRGÜTÜ ile aynı masaya oturmak, ele başıyla aynı masaya oturmak saçmalıktı. PKK’yı meşrulaştırdı.

Çözüm sürecinde tüneller kazılmış, depolar yapılmış, terör örgütü güçlenmiş. Üstelik çözüm sürecinde “istihbarata dayalı operasyona” dahi izin verilmemişti. Yani biliniyordu, ancak izin verilmedi!!! İZİN VERİLMELİ! Operasyona izin verilmedi!!! Ne denebilir?

Politika, diplomasi, demokrasi…
HİÇBİRİ terör örgütüne karşı askeri zafer olmadan olmadan başarıya ulaşamaz.

İşte çözüm süreci!
Ne oldu? Askeri zafer olmadan, diplomasiye baş vuruldu. İçi boş, amaçsız bir nen oldu çözüm süreci..

Terör örgütü ülkeden temizlenmeli.
Yanlıştan dönülerek, Suriye hükümeti ile dialog kurulmalı ve bölgedeki BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİ temizlenmelidir. IŞİD, PKK, PYD, El-Nusra ve diğerleri TEMİZLENMELİ! Ancak sonrasında diplomatik başarı mümkündür.

**

Terör Bitmişti AKP Tekrar Canlandırdı

İşte size terör olayları, şehit sayısı ve ele geçirilen terörist sayısı. Aşağıda.

Göreceğiniz üzere, 2000-2001-2002’de terör bitmişti!

Çünkü binlerce terörist askeri operasyonlarla (bknz: Osman Pamukoğlu’nun operasyonları) beli kırılmış ve güçlerinin yarısını kaybetmişti. Askerimizin ele geçirmesine imkansız gözüyle bakılan yerler (terör örgütü tarafından) 1-2 günde ele geçirildi. Psikolojik ve askeri açıdan çökertildi. Ardından Öcalan, diplomatik bir zafer ile yakalandı.

PKK başsız kaldı, teröristler askeri olarak darbe aldı. Ve ne yapacaklarını şaşırdılar.

AKP ise, terör örgütü ile masaya oturmayı tercih etti ve PKK bir anda meşrulaştı, Kürt kökenli vatandaşların temsilcisi gibi görülmeye başlandı. Bu, desteği arttırdı. VE SONUÇ!

Yıl Yıl ele geçirilen terörist sayısı

Yıl Yıl terör olayları

Yıl Yıl terör olayları nedeniyle şehit sayısı

**

Aynı hatayı yapmayın!

Diplmasi, askeri operasyonların başarısından sonra gelmelidir.

ANCAK, bu askeri operasyonlar ULUSAL VE ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN olmalıdır!

Kategori: Genel - Hayat - Politika - Tarih