Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Anayasa nedir? Kısa haliyle “toplumsal sözleşmedir”.

4 gün önce yazmıştım bununla ilgili, isteyenler buradan okuyabilir.

**

Seçim neredeyse bitti, ve Anayasa değişikliği için evet oyları %51,46 ile sonuçlandı [1] (sonrasında ufak değişimler olabilir, YSK sonuçları değildir). Muhalefete çok büyük iş düşüyor. Düzgün bir muhalefet, bu anayasa değişikliğini iptale götürebilir (hayır Anayasa mahkemesiyle falan değil, siyasi olarak).

Anayasanın ne olduğunu “kendi sözlerimle” şöyle açıklamıştım:

Devletin temel ilkelerini, toplumun uyması gereken kuralları belirleyen, “halk tarafından mutabakata varılmış”; yasama-yürütme-yargı yapısını ve sınırlamaları, devlet şemasını (organizasyon yapısını) belirleyen; egemen (en üstün) yazılı veya yazısız sözleşmedir.

Anayasa, en üst düzey yani tartışılmaz bir sözleşmedir. Haliyle toplumun “büyük çoğunluğunun” kabul etmesi önemlidir.

Neden?

Demokrasi; farklı fikirlerin, farklı yaşam tarzlarının, farklı düşüncelerinin UYUMUDUR. Yani dini, kökeni, mezhebi, görüşü, yaşam tarzı ne olursa olsun insanların bir arada yaşayabildiği bir sistemdir demokrasi, liberal demokrasi.

Faşizm, komünizm, şeriat gibi sistemlere baktığınızda orada tek düşünceyi, tek partinin baskınlığını, tek din, tek mezhep, tek düşünce yapısının baskınlığını görürsünüz. Yani komünizmde liberal ekonomiyi, faşizmde farklı kökenlere özgürlüğü falan göremezsiniz.

Farklılıkların yaşaması için demokrasi önemli olduğu gibi; bu farklılıklar tartışarak (kavga ederek değil) yani uzlaşarak, mütabakata vararak gelişimi hızlandırır.

ANCAK; çoğulcu değil de çoğunlukçu demokrasilerde (yukarıda saydığım çoğulcudur), farklılıklar değil, çoğunluğun kararları önemlidir. Ne demek bu? Diyorlar ya “halkın iradesi” diye; hayır efendim halkın iradesi değil çoğunluğun iradesi. Yani referandum %50-50 çıksa ve 1 kişi evete verse yani %50+1 oy ile birlikte sonuç evet olarak kabul edilir.

Bu toplumsal uzlaşı olmadığı gibi, anayasal değişiklik içinde sıkıntıdır.

3’te 2’si Gerek

Sadece bu seçimde değil, Anayasa gibi önemli bir şey yani toplumsal sözleşme değişmlerinde en az 3’te 2’sinin kabul ettiği bir değişim gerek. Bakın biz temsili demokraside yaşıyoruz ve mecliste bizim temsilcilerimiz var. Halkın temsilcileri. Hatırlarsanız Anayasa değişikliğinin önünü Bahçeli açmıştı. AKP, meclisin 3’te 2’sine erişemiyordu, yani referandum kararı alamayacaktı, MHP yardıma koştu.

Peki temsilcilerin 3’te 2’sinin gerektiği bir şeyde; hele hele Anayasa gibi önemli bir referandumda neden %50+1 yetiyor? Toplumsal uzlaşı için, sözleşme olduğu için; 3’te 2’sinin olması gerektiğini yani %66 olması gerektiğini, hadi onu da geçtim en az %60 olması gerektiğini düşünüyorum.

 

Adil Bir Seçim Değil

Türkiye’nin her yerinde devlet imkanı kullanılarak EVET kampanyaları yürütülürken, HAYIR kampanyasını afişleri indirildi ve sokakta doğru düzgün göremiyordunuz bile. Zaten devlet imkanlarına girmeyeceğim.

Derken mükerrer oy gibi bir çok hile vardı ve sosyal medyada bunlar yayınlandı bknz:

 

**

Bunların dışında “ohh ohhh” diyerek EVET’e tak tak basılan TERCİH mühürleri vardı [2].

 

 

Bitmedi!

Derken YSK skandal bir karar aldı. Dedi ki “mühürsüz oylar sayılacak” [3]. Yani bunun neresinden tutayım? Hileye karşı yapılmış olan “mühür” gerekliliği neden iptal edildi? Yazık.

 

Bu Şartlar Altında Anayasa Benim Anayasam Değildir!

Yukarıda saydığım nedenlerden ötürü; refrandum öncesinde, sırasında ve sonrasında tarafsız, adil ve eşit olmayan durumlar göz önünde bulundurulduğunda,

Toplumsal uzlaşma gibi önemli bir konuda %51-51,5 gibi bir sayıyla değişikliğin olması demokrasi değil; çoğunluğun dediğinin olduğu, kısacası demokrasi değil, çoğunlukçu demokrasinin yani en fazla kimin sesi çıkıyorsa onun dediğinin olduğu,

YSK ve AA ‘nın iktidarın bir uzantısı gibi iktidara çıkar amaçlı davranması üzerine,

BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ, DOLAYISIYLA YENİ MADDELERİ VE YENİ SİSTEMİ KABUL ETMİYORUM!

Benim Anayasam değildir. İptal edilmelidir. Eğer bu geçerli sayılırsa, DİKTATÖRLÜĞÜN YÜZÜNÜ GÖRECEĞİZ.

Eğer bu referandum geçerli sayılırsa, toplumsal bölünmeye gider ve kutuplaşma artar.

**

Anayasa değişikliği iptal edilmelidir!

AA ve YSK!

İdama karşı çıktım, tek bir şey hariç; POLİTİK KARAR VEREN HAKİM VE SAVCILAR ASILMALI! Bu kadar net söylüyorum.

Devlet kurumu olan Anadolu Ajansı’nın ise yaptığı propaganda ve psikolojik savaş daha ilk dakikadan itibaren evetin önde gittiğidir. Buna rağmen sonuçlar %52’yi bulamadı!

**

Bunca uğraşa rağmen, sonuçlar ortadadır. %51-52 ile Anayasa değişikliği kabul edilmez, edilirse; bu skandaldır. Hele hele bu tarz önemli bir sistem değişikliği %51-52 ile kabul edilemez!

Üstelik şu an (20.24) Fox TV’ye yapılan bağlantılarda YSK sonuçlarının henüz açıklanmadığı ve YSK sonuçlarında %52 ile HAYIR’ın önde olduğu söyleniyor.

Bakın tekrar ediyorum, iktidar bu işten vazgeçmeli. Bu değişikliği yapmak, Türkiye’nin temeline dinamit koymaktır. Kutuplaştırmayın ülkeyi daha fazla!

Muhalefet Peşini Bırakmamalı!

İktidar devletin tüm gücünü referandum öncesindeki kampanyalarda da kullandı; YSK’daki HUKUKSUZLUK örneği olan mühür kararında da kullandı, Anadolu Ajansı’nda da kullandı.

Bütün bunlara rağmen %51 alınmıştır ve %51 ile Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimi değişmez, değiştirilemez. Değiştirilirse Türkiye’yi kötü limanlara sürükler.

Muhalefet bu işin peşini bırakmamalıdır. Herkes elinden geldiğince çalışmalıdır! Gerekirse protestolar düzenlenmelidir ve bu değişiklik iptal edilmelidir.