Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Yarın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümü, Cumhuriyet Bayramı.

Adanın %3’üne sıkışan; kadın, çocuk, yaşlı demeden cunta yönetimi tarafından katledilen Türklerin kurtarılıp, ardından tanınmasa bile bir bayrak ve devlet altında özgürce, güvenlik tehlikesi olmadan yaşayabildiği ülkenin kuruluş yıl dönümü.

Bu konuda Turgut Özakman’ın Çılgın Türkler Kıbrıs kitabını MUTLAKA OKUYUN. Özellikle KKTC’deki öğrenciler.

Peki sıkıntı ne? Daha önce yazmıştım, 1- Kıbrıs Türklerinin Ecevit’i unutması! Ölüm yıldönümünde, Amerika’nın ambargo olasılığına rağmen Kıbrıs’a, Kıbrıs Türk’ünü kurtarmak için asker yollayan ve Türkiye’nin başına onlarca yıldır uluslararası alanda dert olmasına rağmen Kıbrıs Türk’ü için bunu yapan Ecevit’i ölüm yıldönümünde anmak çok mu zor? Geçen yılda zordu[1], bu yılda zor anlaşılan. Kıbrıs Türk’ü için çok zor! Aman barışa zarar gelmesin öyle mi?

Yaşananlar Ne Çabuk Unutuldu?

Hamile kadını, çocuğu, yaşlıyı katleden Rum yönetiminin ve zihniyetinin devamıyla aynı yatağa girmek için can atıyor bir kısım. Barışta barış… Barış yolunda her şeye evet. Amaç tanınmayan KKTC’den ayrılıp, Türkiye’den uzaklaşıp; hayalini kurdukları Avrupa Birliğine dahil olmak. SÜPER!

Rumlar soykırımı yürütürken, Avrupa Birliğinin cevabı ne oldu? AB’ye alarak sırtını sıvazladılar Rum tarafını. Türkler haklı oldukları konuda, işgalci gibi göründü. 14 yıl burada katliamlar vardı ve AB izledi, hiçbir sorunu çözemeyen, hiçbir çatışmayı önleyemeyen Birleşmiş Milletler izledi… Göstermelik kınamalar vs.

**

AB uğruna yaşananları, dili, tarihi bırakıp Rumlarla “her şeye evet” diyerek barış yapmak??? Yaptıkları soykırımın, katliamların hesabını nasıl verecekler? Tabi ki masa başında Güzelyurt gibi güzel yerleri alarak.

Türklerde barış için tamam diyor, sürekli veriyoruz, sürekli veriyoruz, kabul ediyoruz. Haklı olduğumuz onuda hakkımızı aramak yerine alttan almak.

**

Peki bunca acıya, haksızlığa rağmen Türkiye’den uzaklaşıp, sanki suçlu Kıbrıs Türkleriymiş gibi bir havayı kabul edip her şeye tamam barışa devam mantığınla, “barış, hemen şimdi” mantığıyla Rumlarla bir olmak isteyenler; yarınki bayramı hangi yüzle kutlayacak soruyorum?

HANGİ YÜZLE KUTLAYACAKSINIZ?

Gerçekten merak ediyorum; haklı olduğumuz için hak ettiğimiz Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varken, katliamlar, soykırımlar, yalanlar üreten ve elimizdeki toprakların bir bölümünü kaybedeceğimiz gün gibi ortada olan Kıbrıs müzakerelerini desteklerken yarın nasıl kutlama yapacaksınız?

AB uğruna, küçüklükten beri Türk düşmanlığı ile yetişen ve çözüm sürecinde bile arabalara saldıran Rumlarla nasıl birleşeceksiniz; bu birleşmeyi isterken yarın nasıl gururla Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayacaksınız?

Birleşmeden 30-40 yıl içinde bu tür şiddet ve ırkçılığa Türk tarafı maruz kalabilir. Rumların sırtını sıvazlayan AB’den mi medet umacaksınız, daha önce hiçbir boka yaramamış Birleşmiş Milletlerden mi? Yoksa Türkiye’den mi?

Türk askeri, Rumlarla yatağa girmeye bu kadar hevesli ve geçmişteki acılarını umursamayan bir millet için tekrar Kıbrıs’a gelmemeli. Açık ve net söylüyorum.

***

İşte Kabul Edilmesi Beklenen Harita

**

Bitirirken (TMT Andı);

Kıbrıs Türkünün yaşayış ve hürriyetine, canına, malına ve her türlü anane ve mukaddesatına, her nereden ve kimden olursa olsun vaki olacak tecavüzlere karşı koymak için kendimi Türk Milletine adadım. Ölüm dahi olsa verilen her vazifeyi yapacağım. Bildiğim, gördüğüm, işittiğim ve bana emanet edilen her şeyi, canımdan aziz bilip, sonuna kadar muhafaza edeceğim. Gördüklerimi, işittiklerimi, hissettiklerimi ve bana emanet edilenleri, hiç kimseye ifşa etmeyeceğim. İfşaatın bir ihanet sayılacağını ve cezasının ölüm olacağını biliyorum.

Yukarıda sıralanan hususları harfiyen tatbik edeceğime, şerefim, namusum ve bütün mukaddesatım üzerine söz verir ant içerim.

 

Kategori: Genel - Politika