Ülkemizde AKP’nin çok kullandığı bir tekniktir. NLP ile uğraşmış arkadaşlar da fazlasıyla bilecektir. Önce ne olduğuna bakalım sonra bir kaç örneğine ve nasıl yapılabileceğine (kısaca) bakalım.

Çerçeveleme Nedir?

Çok kısa olarak, bakış açısıdır. Diğer insanların bakış açısını ve düşüncelerini, istediğiniz ya da sunduğunuz biçimde değiştirmektir.

Bu propaganda da ya çerçeveleme ya tekrar gibi bir seçenek olarak görmeyin. Tekrarla ve diğer tekniklerle birlikte kullanılmalıdır. Tekrarlama yöntemini başka bir yazıda anlatacağım (bu yazının altına ekleyeceğim).

Çerçeveleme Örnekleri

Türkiye’de pkk sorunu çözümlenmeliydi. AKP, “bebek katili” ile iş yapan biri olarak görünemezdi. Yıllardır halkın aklına işlenen pkk ile işbirliği de yanlış olurdu. Peki müzakereler nasıl yapılacaktı? Basit, yeniden tasarlandı. Çerçevelendi!

Medya bebek katili yerine “İmralı” dedi. pkk yerine “Kandil” dendi.

**

Esad ile el ele kol kola fotoğrafları olan Recep Erdoğan, yüzmeye bile birlikte giderken; Esad’ın yıkılmasını istiyordu. Çözüm yine çerçevelemeydi. Esad, Esed oldu. Bütün kötü şeyleri Esed isminin üzerine yüklendi.

**

Geldik en büyük örneğe. PARALEL DEVLET!

Recep Erdoğan’ı ve AKP’yi iktidar yapan güç Fethullah Gülen ve cemaatidir. Çıkarlar bozuldu. Recep Erdoğan, O’nu oraya getiren gücün indireceğini de iyi biliyordu. Fethullah Gülen üzerine gidilemezdi çünkü kişiydi. Cemaat denemezdi, dini çağrışım var, halk desteği kaybolurdu.

Recep Erdoğan bulunduğu konumu koruduğunu göstermek istedi. Yani devleti, benden üstün diyordu burası. Makam diyordu. Mesaj buydu. Paralel Devlet dendi. Darbe yapmak isteyen, uluslararası ilişkileri olan, kadrolaşmış ve devlet içinde adamları olan çok güçlü terör örgütü: Paralel Devlet dendi. Balyoz ve Ergenekon davaları bu adamlar yüzünden oldu, askerimizi içeri attıranlar bunlardı dendi (belki bunlar daha iktidardayken plânlanmıştı).

Sonuç olarak Paralel Devlet halk içinde kabul edilen bir görüş oldu. Cemaat, Nurcular, Fethullah Gülen gitti; Paralel Devlet geldi…

Çerçeveleme Nasıl Yapılır

Şöyle örnek vereyim;

Cumhurbaşkanı’nın 3 ismi var; Recep Tayyip Erdoğan. 13 senedir (ve hatta öncesinde, İstanbul döneminde ve onun da öncesinde) bu ismi güçlendirmek için bir sürü şey yapıldı. Özellikle 13 senedir devlet desteği kullanılarak halk içinde söylentiler yayıldı (halk içinde propaganda için para alan insanlar mevcut; camilerde, kahvelerde, çeşitli gruplarda verilen mesajları yeniliyorlar).

Recep Tayyip Erdoğan başlı başına bir marka ve değerli, 15-20 senedir (özellikle son 13 senedir) üzerinde yoğunca çalışılan bir isim. Bu ismi yıkmak 2-3 kat uğraşla olur. Yani bu ismi yaparken ne kadar para harcandıysa, neler yapıldıysa, hangi güçler kullanıldıysa (devlet gücü, insan gücü vs) en az 2-3 katını harcamak ve en az 6-7 sene geçirmek gerek. Recep Tayyip var, yine güçlü. Tayyip Erdoğan var ki onlardan da güçlü.

Muhalefet senelerdir bu isimler üzerinden kişiye yükleniyorlar ancak marka değeri çok sağlam. Kılıçdaroğlu’nun destekçileri bile Kılıçtaroğlu diyor en basitinden. Algı yönetiminde zayıflar. Bu adamların Recep Tayyip Erdoğan’ı ya da Tayyip Erdoğan’ı (ismen) yıkması çok zordur.

Ben muhalefette olsam, geride kalan, gözden kaçan açık kapıyı kullanırım: RECEP  ERDOĞAN!

Esad >> Esed,
Cemaat >> Paralel Devlet

Aynı mantığı ve tekniği burada muhalefet kullanacaktı. Recep Erdoğan dışında hiçbir kombinasyonu söylemeyecekti ve bütün kötü şeyleri Recep Erdoğan isminin üstüne yıkacaklardı. Yolsuzluklar, yalanlar, iftiralar…

Eğer böyle yapılsaydı ve muhalefet organize olabilseydi, şu an büyük zarar verebilirlerdi. Defalarca tekrarlanacaktı bu mesaj.

En kısa örneği bu şekildedir. Bu şekilde yapılabilir.

Genel Bir İki Örnek

Biri size gelse ve dese ki;

%1 kadar azınlık, ekonominin %30’una sahip olacak. %10, ekonominin %75’ine sahip olacak. Öğretmen, memur gibi orta sınıf tamamen ortadan kalkacak; ya zengin olacaksın ya da fakir.

Kim desteklerdi?

Ancak geldiler ve dediler ki; free trade (serbest ticaret), globalization (küreselleşme) vs. Bir de AKP’nin yaptığı gibi “bak karneyle tüp, ekmek vardı” dediler 1974 harekatı sonrası gelen ambargoyu hiçe sayıp; insanlar komünizmden korktu, parayı sevdi. Parayı seven insanlara da istediğini yaptırırsın.

PUA Konusunda Örnek

İş PUA olayına geldiğinde biraz daha baskınlık ve kontrol devreye giriyor. Örneğin;

Kız, “buraya gelir misin” dediğinde ve koşa koşa gittiğinde iş bitti. Kız kontrol altına almıştır ve psikolojik olarak çöküşün içindesin. Yapılması gereken bir dakika deyip işine devam etmek ve sonrasında yavaş yavaş gitmektir.

Bu sanat incedir. Her sorulana, her istenene hemen tepki göstermeyin, harekete geçmeyin. Bu işin ve özellikle insanlarla ilişkilerin güzelliği; her sorulana cevap vermek zorunda değilsiniz, her istenileni yapmak zorunda değilsiniz.

İlginizi anlıyorum ancak azıcık sakin olun.