Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Bayan, kadın, kız kullanımı karışıklık yaratıyor. Sosyal medyada sıkça ilgili karmaşıklığı görüyorum. Kimisi “bayan baydan geliyor” diyor, kimiside “kadın denmez ayı! Bayan diyeceksin” diyor..

İşin bay baydan gelir, kız “cinsel çağrışımdır” kısmını bir kenara bırakırsak; Türkçe kurallarına göre hangisi nasıl kullanır bakalım.

Karmaşıklığı önlemek için Türkçe kuralları çıkış noktamız olacaktır. Ayrıca TDK’nın bazı noktalarda sıkıntılı olduğunu biliyorum o yüzden destek verdiğim Türkçenin Diriliş Hareketi açıklamalarına da kulak vereceğiz.

Bay ve Bayan

TDK : Kadınların ad veya soyadlarının önüne getirilen saygı sözü.

Kısacası, “bayan ve bay” sözcükleri soyisminden önce kullanılır. Baş damgaları (harfleri) büyük yazılır.

İngilizcedeki Mr. ve Mrs. sözleri gibi düşünebilirsiniz.

Bayan Merkel, Bay Obama gibi…

Hanım ve Bey

TDK : Kız ve kadınlara verilen ünvan…

Hanım ve Bey ise isimlerle birlikte kullanılır ve Bay/Bayan’da olduğu gibi baş damgaları büyük yazılır.

Kemâl Bey, Zübeyde Hanım

Kadın ve Erkek

Arapçasıyla cinsiyet, Türkçesiyle eşey belirtmek için kullanılır. Bu yüzden küçük harfle yazılır.

Aradaki Farklar

Örnekler:
“Bayların ve bayanların eşit hakları vardır.” (Yanlış)
“Erkeklerin ve kadınların eşit hakları vardır.” (Doğru)

“Baylar ve bayanlar, sizlere arkadaşımı tanıştırayım.” (Doğru)
“Kadınlar ve erkekler, sizlere arkadaşımı tanıştırayım” (Yanlış)

“İlkokul öğretmenim bayandı.” (Yanlış)
“İlkokul öğretmenim kadındı.” (Doğru)

“Bayan öğrenciler çok çalışıyor.” (Yanlış)
“Hanım öğrenciler çok çalışıyor” (Yanlış)
“Kadın/kız öğrenciler çok çalışıyor” (Doğru)

***

Geldik en sıkıntılı kısma…

Kız ve Oğlan

Erkeklerde küçük olana oğlan, kadınlarda küçük olana kız denir.  Ayrıca yasal olarak yaşı küçük olanlara kız, büyük olanlara kadın denir.

***

Dil açısından, tam çeviri “erkek ve dişi”dir. Fakat Türkçe’de dişileri insanlar için kullanmıyoruz. Bu yüzden eşey yani cinsiyet belirtmede erkek ve kadın olarak kullanıyoruz. Kız ve oğlan eşey belirtmede kullanılmaz, eşey belirtmede sadece erkek ve kadın kullanılır.

Türkçe’nin Diriliş Hareketi sayfasından güzel bir yazı [1]:

KADIN ERKEK EŞİTSİZLİĞİ VE DİLE YANSIMALARI

Birçok yad dilde erillik ve dişilik belirten ekler ya da sözcükler vardır. Bu ayrımın nedeni kadın erkek eşitsizliğidir. Dillerin ilk ortaya çıktığı zamanlarda; bu durum, kadının tekinsiz (tabu) olarak görülmesinden ileri gelir. Kadın ve erkeklerin birbirlerine dokunmaları, ayrıca aynı nesnelere dokunmaları, aynı işleri yapmaları ve bazen aynı dili konuşmaları bile uğursuz sayılmaya başlamıştır. Günümüze dek bu ayrımın etkisi sürmüştür.

Erkeğin ve kadının dokunabileceği nesneler ayrıştıkça, o nesneler de erkek ya da kadın özelliği taşımaya başlamıştır. Örneğin bugün Fransızca, Almanca gibi dillerde niteleme sözcüğü (article) olarak kullanılan “der, die, das”, “le, la” gibi sözcüklerle nesnelerin ayrışmasının nedeni de dilbilimciler tarafından bu duruma bağlanmaktadır. Örneğin Fransızcada eril özellik taşıyan nesneler niteleme sözcüğü olarak “le”, dişil özellik taşıyanlar ise “la” alır. Bu durum eşeysel (cinsel) iş bölümünde farklılaşmanın sonucudur. Ayrıca birçok dilde bulunan dişilik bildiren “-ness, -es, -e” (kont-kontes dük-düşes, Sabri-Sabriye, müdür-müdüre, vb.) gibi ekler ve üçüncü tekil kişi adıllarında (İngilizcede he-she, his-her vb.) eşeylik ayrımı görülmektedir. Benzer biçimde birçok dilde erkek ve kadın sanlarında (unvan) evli olup olmamaya göre (miss-mrs., matmazel-madam, vb.) ayrılık bulunması da bu nedenledir.

Avrupa’nın, Orta Doğu’nun ve Uzak Asya’nın kadın-erkek ayrımcılığı ekinsel (kültürel) kökleri olan birer sorunudur. Bu nedenle bu sorun, dillerine kadar işlemiştir. Oysa Türkçede sözcükler erkek ve dişi diye ayrılmaz ve dişillik eki yoktur. Kadın ve erkekler için sözcükler özel eklerle ayrılmaz (Türkçede son dönemlerde ortaya çıkan; Tanrıça, kraliçe gibi sözcüklerdeki -çA eki, Slav dillerinden alıntıdır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur). Bizde bir mesleği yapan kişinin erkek veya kadın olduğu sözcükle ayrılmaz. Üçüncü tekil kişi adılları eşeye göre, kadın sanları ise evli olup olmamaya göre ayrılmaz. Bu durum, Türklerde kadın erkek eşitliğinin geçmişten beri var olduğunu gösterir. Ancak dış ekinsel etkiler nedeniyle bizde yapay olarak sonradan bir eşitsizlik oluşmuştur. Öze dönüş, bu sorunu çözmek için yeterlidir.

Hasan Şahin KIZILCIK

EK: Bizde anne, baba, amca, hala, teyze, dayı gibi eşeylik bildiren sözler; büyüklere saygı amacıyla oluşturulmuştur. Ancak küçüklerde ayrım yoktur. Bu nedenle -örneğin- İngilizcede olduğu gibi yeğenlerin bile eşeyliliğine göre ayrım yapılmaz.

Etiketler: ,