Bir AKP’li ile tartışmak… Ömrü boyunca inandığı dinin Türkçesini açıp okumamış, Arapçasını daha sevap zanneden ve Türklüğünü kaybetmiş, verilen hazır ve ezber bilgilerle size savunma yapmaya çalışan insanlar…

En baştakinden, en sondakine kadar böyle… Danışmanları ve metin yazarları gelir, “Hitler dönemi gibi” der, Erdoğan okur geçer. Sonra gelir, 3 ay önce söylediğinin aksine “Lozan hezimettir” der, yine şakşakçıları alkışlar. 3 ay öncesinde de alkışlamıştı. Böyle bir kitle ile “TARTIŞMAYA” çalışıyoruz.

Bunlarla tartışmayı açıklayacak güzel bir söz var:

Bir cahille tartışmak, bir güvercinle satranç oynamak gibidir. Siz ne kadar iyi oynarsanız oynayın oyun bittiğinde güvercin taşları yıkacak, satranç tahtasına sıçacak ve odada zafer edasıyla göğsünü kabartarak gezecektir.

**

Birine cevap verirsiniz, diğer şeylere geçerler. Anlamak için dinlemezler. Sadece içlerindeki “saçma yerlerden öğrneilmiş” bilgi artıklarını alıp yüzünüze kusarlar ve çekip giderler. yotuube’da bunların saçma sapan kanalları vardır. 2023’te Lozan bitecek, Lozan’da gizli anlaşma var gibi saçmalıkları söyler dururlar.

Şimdi bir bölümünü yazacağım ki daha fazlasını Celal Şengör, İlber Ortaylı gibi tarihçilerden emin Çölaşan, Yılmaz Özdil ve hatta Taha Akyol gibi gazetecilerin yazdıklarında bulabilirsiniz. Ancak bunlar yerine, ardında hiçbir gerçeği ve kanıtı olmayan saçmalıklara inanmayı yine kabullenirler. Çünkü inanmak, araştırmaktan kolaydır.

 

Lozan Bir Hezimet Mi?

Bunun altında madde madde bakalım.

“Lozan’da Toprak Kaybettik”

Cumhurbaşkanı eminim kapitalizm ve komünizm arasındaki farkları danışman ve metin yazarları olmadan söyleyemez ancak böyle şeyleri tarihçilere değil, burun karıştıran muhtarlara anlatması kolay tabi ki.

Özellikle ülkenin sadece %11’i üniversite mezunuyken ve OECD arasında en alt sıralarda sonuç alan öğrenciler varken…

erdogan muhtarlar toplantisi

**

Bunların düşüncesi nedir? “Lozan’da 12 ada kaybettik, Musul ve Kerkük kaybedildi”…

Daha kötüsü ne biliyor musunuz bunlar şöyle düşünüyor;

ikinci-abdulhamit-kaybedilen-topraklar

 

Buradaki haritadan şak diye Lozan’a geçildi, Kıbrıs, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Avrupa vs kaybedildi diye düşünüyorlar.

Bak kardeşim buradan, ne hale geldik.

OSMANLININ TESLİMİYETİNİ İMZALADIĞI SEVR NEYDİ?

Sevr Antlaşması Haritası

Kaç yılında imzalandı? 1920

Peki Lozan kaç yılında imzalandı? 24 Temmuz 1923

Şu yukarıdaki Sevr’e göre, Lozan’da oldukça toprak kazanılmış değil mi?

2. Abdülhamit döneminde çıkan olaylara ve kaybedilen topraklara bir bak!

2-abdulhamit-zamaninda-cikan-olaylar

***

Tarih ve Politika Bileceksin!

Eğer olayları genel göremezsen, saplanırsın. Osmanlı döneminde, azınlıklar özgürdü ve Osmanlı, din görevlilerine devlet işleri veriyordu. Yani evlendirme, ölüm vs gibi bazı olaylara devlet görevlileri bakıyordu. Bu da, dini cemaatlerin (Rum, Yunan, Ermeni vs gibi) bir arada kalmasını sağladı. Bu yüzden Osmanlı topraklarını genişletebildi çünkü bir çok azınlık, Osmanlı ile rahat etti, bir çok eser Osmanlı sayesinde korundu.

Sonra?

Sanayi devrimi oldu, işçi sınıfı türedi, sosyal politikalar arttı, Fransız devrimi tetiklendi ve Fransız devrimiyle Avrupa’da milliyetçilik akımları başgösterdi. Bu adamlar birarada kalıyordu, İngiltere gibi bunlara kültürel soykırım uygulamadık. Milliyetçilik gelince, kolay örgütlendi.

Balkanlar parçalandı. Bunu gören İngilizler Araplara ajanlar yolladı ve Araplarda bu şekilde parçalandı. Yani Osmanlı, Fransız devriminden sonra takır takır parçalandı ve 1. Dünya Savaşı sonrasındaki zafere rağmen, yenilmiş kabul edildi ve UFALDI!

Atatürk geldi, milliyetçilik akımlarının daha da parçalayacağını gördü ve siz Türksünüz diyerek tekrar tarihi bağlarla güçlendirdi. Tarihte 2. kez Türk adında bir devletimiz oldu (diğeri Göktürk Kağanlığı). Düşmanları zorlu imkanlara, Osmanlının silahları dağıtmasına rağmen püskürttük. Diplomatik bir zafer ile Lozan’ı imzalayıp, tarihte ilk kez Türk milletini padişaha kul olmaktan kopartıp Cumhuriyet’i kurduk.

Size kısa bir tarih bilgisi.

**

Bunların çoğunu okumayacaklar zaten de…

Ufak Bir Bilgi

Yine bilgi vereyim, Taha Akyol’un dediğini anlayabilmeniz için;

Savaş başlar, savaşın bitmesi için 2 şey gerekir;

  1. Askerler arasında imzalanan “ateşkes antlaşması”
  2. Politikacılar tarafından imzalanan “barış antlaşması”

Yani ateşkes imzalandığında, ordunun bulunduğu yerlere göre, Barış Antlaşması’nda diplomatik bir çekişme sürer.

Mudanya Mütarekesi, yani ateşkes antlaşması bu işin ilk adımıydı.  Diplomasi ve politika bilmeyenler için zor gelebilirde, bu işler oradan oraya daldım hop aldım gittim olmuyor arkadaşım. Hele Türk isen….

Köşe Yazarlarından Alıntılar

Lozan ile ilgili bütün saçmalıkları Sinan Meydan, Panzehir adlı kitabında tek tek açıkladı da, bu çomarların kaçı kitap okur bilemiyorum.

Taha Akyol ile başlayalım [1],

taha-akyol-lozan-1taha-akyol-lozan-2

Devamını köşe yazısında okursunuz. Kim dedi bunları? Taha Akyol.

*

Emin Çölaşan [2],

emin-colasan-lozan-1

emin-colasan-lozan-2

emin-colasan-lozan-3

**

Dansöz Politikası

AKP, iktidara geldiğinden bu yana dansöz politikası uyguluyor. Sadece Lozan’da dedikleri ile ilgili Yılmaz Özdil’in yazısını okumanızı tavsiye ederim: Y. Özdil – Lozan.

Bir tanesini vereceğim ama, Erdoğan’ın “Bir Başbakan İki Erdoğan” videolarını kesinlikle izlemelisiniz:

**

Lozan ve 2023

Bu çomarların başka bir sıkıntısı, “Lozan 2023’te bitecek” olayıdır. Yahu delirdiniz mi siz?

Eğer Erdoğan ülkeyi ateşe atıp, savaşa sürüklemez ve tekrar sınırlar çizilmezse (ki böyle bir durumda küçülürüz), Lozan sonsuza kadar devam edecektir. Yada ülkeler yeni anlaşma için biraraya gelmezse.

Yani Lozan bu ülkenin tapusudur. Lozan, Türklerin masa başında kazandığı az sayıdaki diplomatik zaferlerden birisidir. Haliyle bitmeyecek.

Deli raporlu bir ahmaktan veya saçma sapan youtube kanallarından değil, tarihçilerden öğrenin:

Lozan 100 yıllık bir antlaşma mı? Bakalım:

 

**

Lozan Yüzünden Maden ve Petrol Çıkartamıyoruz Yalanı

Bu konu başlı başına saçmalık. Bilim, sanat, spor yatırımları yerine İmam Hatip açarsan; tabi ki elde edeceğin sonuç bugün olduğu gibi “EKONOMİK SÖMÜRGE” olmaktır. Her anlatılan saçmalığa inanmak, cabası…

Çok basit iki şey göstereceğim:

1- Petrol Olayı

Lozan ne zaman imzalandı? 1923

İlk petrol rafinerisi, Batman’da ne zaman açıldı? 1955 [3].

2- Maden Olayı

Efendim çok değerli madenler varmış ta çıkartamıyor muşuz…

Türkiye Maden ve Teknik Arama Genel Müdürlüğü sitesinde maden yatakları haritaları var [4]. Oradan bir aç bak ne nedir diye…

Peki Türkiye’nin en değerli madeni nedir? Kesinlikle BOR derim. Temizlikten nükleer santrale, arabalardan askeri teknolojilere her yerde kullanılıyor. Yabancılar satın almak istedi, bizim iktidar satacaktı; halk diretti ve vazgeçildi.

Yani Eti Bor gibi bir çok şeyi çıkartıyoruz. Dolayısıyla ne oldu? Bu saçmalığınız da düştü…

eti-bor-matik

**

Bor ile İlgili Sorun

Her yerde anlatmaya çalışıyorum, bizim sıkıntımız KATMA DEĞERİ YÜKSEK ürünler üretmektir. Bunu yapamıyoruz. Mesela Türkiye bir tarım ülkesi diye geziniyoruz ya; tohumlar (hatta hayvan tohumları dahi) yurtdışında, yüksek teknolojili bilim yerlerinde üretilip bize gönderiliyor. Biz ise karşılığında domates, limon, çekyat satıyoruz.

Aynı sorun borda da var. Boru ham madde olarak çıkartıp, yurtdışına gönderiyoruz. Adamlar bunu işliyor, temizlik ürünlerinden tabaklara kadar bir çok şeyin içine koyup bize kat kat yüksek fiyattan satıyor.

Yani ne yapmamız gerek? KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLER ÜRETMELİYİZ! Yüksek teknoloji şart.

****

AKP’lilerin Kalıplaşmışlığı

Uzun süredir AKP’lilerle konuşmuyordum, dünkü Lozan olayından sonra yine salyalar saçarak küfürlerle yüklenmeye çalıştılar. Haliyle ne kadar doğru bir kararmış gördüm.

Bu adamlar kalıplaşmış. Siz CHP’liler diye girişiyorlar ki benim CHP’ye oy verdiğime dair en ufak bir kayıt yok. Siz laikler diye sallama yapıyorlar ama konu Lozan?

Yok efendim bunlar 15 Temmuz’da büyük bir irade ortaya koymuşlar, biz cahiller anlamıyor muşuz…

Kıbrıs’ın 2. Abdülhamit zamanında elden çıkartılmasını falan anlatmaya çalışıyorum, bana saçma sapan youtube videosu gösteriyor. Bir yerlerden görüntüler alınıp, saçma salan sesli biri seslendirmiş. Hiçbir belgeye dayanmamış, hiçbir tarihçi vs görünmüyor. Ergenin biri seslendirmiş. Bu..

Yani zafer edasıyla ortada dolaşıyorlar ama tek yaptıkları taşları devirip, etrafa sıçmak.

**

Milli Dinamiklere Bulaşmayın

Erdoğan büyük bir hata yapıyor. Dün yazdığım yadımda [burada], Erdoğan döneminde 10 Kıbrıs adası kadar toprağı nasıl kaybettik, 16 ada ve adacığı Yunanlıların almasına 2004’ten bu yana nasıl göz yumuyorlar anlattık.

Terör örgütü PKK ve terör örgütü FETÖ ile bunların ilişkisi vardı, aynı yatağa girdiler, iş birliği yaptılar, Çözüm Süreci ve antlaşmalar yaptılar.

Andımız’ı bunlar indirdi, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözünden bunlar rahatsız oluyor. Şimdi gelmişler milliyetçilik taslıyorlar.

Hepsinin ötesinde; Atatürk, Atatürkçülük, Lozan, Kurtuluş Savaşı, laikliğin de dahil olduğu 6 ilke milli dinamiklerdir. Bu ülkenin temelleridir. Bu temellerle oynarsanız, bu ülke çöker. Politika nedeniyle, CHP’ye yükleneceğim diye Atatürk’e ve Atatürk ilkelerine, ülkenin kurtuluşuna bulaşmayın.

Ülke yıkılırsa herkesi etkiler. Ancak bu topraklarda sizin gibi cahiller bir daha yeşermez haberiniz olsun.

Kategori: Genel - Hayat - Politika - Tarih