Size daha önce defalarca Türkiye üzerine yapılan yıpratıcı propagandaları [1] ve algı yönetimi ile ilgili bilgileri [2] ve terör örgütünün propagandalarını [3] vermeye çalıştım. Hatta son olarak AKP’nin Gezi Parkı sürecinde olayları bastırmak ve kontrol altına almak amacıyla attığı adımları yazdım (bknz: Psikolojik savaş ve algı yönetimi).

Programı izlemediğim, sonrasında sosyal medyadan görüp youtube’dan görüntülerini izlediğim ve sosyal medyada neden bu kadar linç edildiğini anlayamadığım bir olay var… Üzerine Beyaz’ın anahaber bülteninde gözleri dolarak özür dilemesini de izledim. Ardından gelen yorumlarıda takip ettim. Resmen kan dondurucudur. Herkesin bir şeyleri eleştirme özgürlüğü vardır. Olaylara bakış açısı vardır ancak bir olayın üzerine bu kadar acımasızca; kin, nefret, öfke ile saldırılması ilginç geldi.

Gelin bu olayı birlikte inceleyelim.

Programa katılanların sözleri

Şimdi görüntülere youtube’dan ulaşabilirsiniz. Ben kadının söylediklerini vereceğim ve bazı yerlerin altını çizeceğim. Sonunda da açıklayacağım.

Türkiye’nin Doğusunda, Güneydoğusunda neler olup bittiğinin farkında mısınız? Burada doğmamış çocuklar, anneler, insanlar öldürülüyor. Sanatçı olarak, insan olarak bir şekilde siz de yaşananlara sessiz kalmamalısınız ve bir şekilde dur demelisiniz. Ayrıca bir şey daha söylemek istiyorum. Ölen çocuklara sevinen zavallı insanlar var. Ben o insanlara, daha doğrusu biz o insanlara hiçbir şey söyleyemiyoruz yazıklar olsun demekten başka.

Bir şey daha söylemek istiyorum kusura bakmayın. Ben öğretmenim, öğrencileri terk eden öğretmenlere seslenmek istiyorum; bir daha oralara nasıl dönecekler? O güzel masum, tertemiz yürekli çocukların yüzüne nasıl bakacaklar? Ben konuşamıyorum gerçekten, burada yaşananları ekranlarda, medyada her şey çok farklı aktarılıyor. Yani gerçekten konuşamıyorum. Sessiz kalmayın, insan olarak biraz daha hassasiyetle yaklaşın. Görün, duyun artık bizi el verin. Yazık insanlar ölmesin, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın. Söyleyeceklerim bu kadar çok teşekkür ederim.

Aslında çok şey söylemek istiyorum ancak duygu yoğunluğundan dolayı hiçbir şey söyleyemiyorum. Sizde fark ediyorsunuz sesim titriyor. Bomba seslerinden, kurşun seslerinden insanlar susuzlukla açlıkla mücadele ediyor. Özellikle bebekler, çocuklar, lütfen sizde duyarlı olun; sessiz kalmayın. Bir nebzede olsun sesimizi buradan duyurabilirsek ne mutlu bize.

**

Şimdi Beyaz bir politikacı değil. Hayatı boyunca bu tarz politik gerilim ve tartışmaların içinde olan biri değil. Şirin Payzın, Ahmet Hakan vs gibi tartışma programları yürüten biri değil. Espiri yapar, skeçler çeker, güldürür.

Açıklamasında da söylediği üzere; burada “devlet bize böyle yapıyor” dememiş kadın. Çocuklar ölüyor, öğretmenler terk ediyor, anneler ağlamasın diye bilindik sözleri söylemiş. Bu yüzden ne demek istediği konusunu tam anlayamadığını düşünüyorum. Tabi üzerine Beyaz’ın söyledikleri tüy dikmiş. Bu yüzden ÖZÜR DİLEDİ zaten.

Parmak Göğüs Gösterirken Sadece Aptallar Parmağa Bakar

Dün milliyetçiler Beyaz’a cephe almıştı, “bir kesim” insan desteklemişti.
Bugün özürden sonra destekleyen “bir kesim” insan cephe aldı ancak milliyetçi kesim sustu mu? Daha da yüklendi.

Bu işin Beyazla ilgisi yok. Bakın Beyaz yukarıda, sözlerin herhangi bir yerinde telefonu kesse (ki zaten olaya uyanamamış bile), sıkıntı çıkacaktı. Linç edilecekti. Kesmesi, linç edildi. Üzerine söz söyledi, özür dilemek zorunda kaldı.

Bu, o kadar güzel düşünümüş bir komplo gibi geldi ki… Kadın öğretmen değilmiş. Milli Eğitim Bakanlığı açıklamış. Şimdi bu olay, ya büyük talihsizlik yada kanal ve medya grubunun sahibine yönelik bir linç kampanyası.

Çünkü Beyaz’ı topa tutan medyaya bakın. Beyaz üzerinden “zaten bu medya grubu terörü destekliyor” gibi söylemlerle de saldırdılar. Burada Beyaz sadece araya kaynamış. Olayın medya grubuyla ilgili olduğunu düşünüyorum.

**

Yine diyorum; yukarıdaki konuşma o kadar tarafsız, o kadar insancıl gibi görünüyor ki, eminim ekranları başındaki o “milliyetçi” cephe dahi ne olduğunu anlamamıştır.

Gurursuzlar!

Beyaz, özür dilerken gözleri doldu. Çünkü gururu incinmişti. O duyguyu iyi biliyorum, yapmadığın bir şey yüzünden suçlanmak… Bu yüzden ekran karşısında özür diledi. Hatta medya içinde kim bilir neler konuşuldu, neler oldu. Beyaz’ın “çocuklar ölmesin, öğretmenler, analar, açlık, bombalar” diye geçen konuşmayı tamamen iyi niyetle okuduğu ortadadır. Dediğim gibi politik birisi değil. Bu hatası da kötü şekilde kendisine yansıdı.

Ancak söyleyecek iki çift lafım var… Başka yere yazdığım yazıyı aynen kopyalıyorum:

Artistlik yapanların yarısı görüntüleri izlememiştir bile.
Adamın gözleri doldu. Bunun nedeni, yapmadığı bir şey yüzünden suçlanmaktır. ÜStüne acımasızca gittiler. Ne vatan hainliği kaldı ne şerefsizliği. AYIP YAHU, edep edep! Sizler insanlıktan nasibinizi almamışsınız. Sizlerin içinde en ufak sevgi, saygı, hoşgörü yok. NEfret, kin, öfke kusuyorsunuz. Ağzınızı her açtığınızda başkalarını suçlayan sözler söylüyorsunuz.
Adam özür diledi. İzletiyi ben izledim, Beyaz’ın terör destekçiliği ve propagandası gibi bir şey olmadığı ortadadır. Varsa savcılar gerekeni yapar.
Ancak Beyaz’ın üzerine bu denli yoğun ve acımasızca gelen yalaka medya patronları, haysiyetsiz politikacılar ve insanlıktan nasibini almamış yaratıklar eğer “terör örgütü propagandası” yada benzeri bir suç yoksa, niyet yoksa özür dileyebilecek mi?
TABİ Kİ DİLEMEZ!
Çünkü bu insanlıktan nasibini almamış yaratıklar, hiçbir zaman gurur nedir bilmez. Sürekli başkalarını suçlarlar. Sürekli eleştirirler, sürekli nefret kusarlar. Onlar hep haklıdır.
Umarım kaybettiğiniz yada hiç bulamadığınız insanlığınızı; insan olmanın en önemli özelliklerinden sevgi, saygı ve hoşgörü özelliklerinizi biran önce kazanabilirsiniz.

***

Akıl alır gibi değil.

Savcı soruşturma başlatmış. Ne bulabilecek? Kadının savunmasını aşağı yukarı tahmin edebiliyorum. Çocuklar ölüyor, insanlar aç ve susuz, bomba sesleri… E bunlar bırakın muhalif medyayı, yandaş medyada bile sürekli yer alan şeyler. Yani terör örgütü propagandası ile ilgili bir şeye ulaşamazlar (yukarıdaki açıklamalarından)…

Dediğim gibi, bu iş gündem değiştirme işinede benzemiyor. Belli ki birilerinin, başka birileriyle hesabı vardı. İnce hesaplar kurulmuş.

Olan Beyaz’a oldu. Gururu kırılmış şekilde; insanlıktan nasibini almamış bu yaratıklar tarafından linç edildi. Çıktı, delikanlı gibi özürünü diledi. Hatasını kabul etti. Şimdi Beyaz’a bu kadar yüklenen pislik medya kuruluşları özür dileyebilecek mi?

O medya kuruluşunu takip edenlerin yazdığı çirkin yazılara bakınca “bak işte yola geldi” tarzındaki söylemlere bakınca, çoookk zor diyorum.

Ülke olarak kin, nefret, öfke doluyuz. Atalarımız çok güzel özetlemiş: ÖFKEYLE KALKAN ZARARLA OTURUR!

Bu kadar kin, nefret, öfke; Nazi Almanyasında vardı. Milyonlar öldükten sonra, HALK kendi şehirlerinde, dümdüz edilerek karşılığını aldı. Bu kadar kin, nefret ve öfkenin kimseye yararı yok.

***

Terör örgütü orada insanları öldürüyor, camileri ve okulları yakıyor, ilçelerin altına tonlarca patlayıcı koyuyor, insanları göçe zorluyor. Daha fazlasını “Doğuda Yapılan Operasyonlar ve Terör Örgütünün Algı Yönetimi” konusunda anlattım. Burada sıkıntılı kısım ve Beyaz’ın da kararsızlığa düştüğünü düşündüğüm nokta ise; arada kalan sivil halk. 13-15 yaşında çocukların eline silah verip polise ateş açtıran bir örgütten bahsediyoruz. Çözüm sürecinde cephane depolayan ve tuzaklar kuran…

Halka baktığınızda; öğrenciler okullardayken okullara molotof atılıyor, kültür evlerinde personel ve öğrencilerle birlikte yakılmaya çalışılıyor, hastahaneye füzeler atılıyor ve ambulanslar taranıyor. Halkın evlerine yaptıklarına girmiyorum bile.

Mete Yarar’ın Şahit Olun programını izlerseniz, orada çatışmaların nasıl yerleşim yerlerinde gece ve gündüz yaşandığını göreceksiniz. Tabi ki halk ve çocuklar etkileniyor. Okula gidemiyorlar, sokağa çıkamıyorlar. İşte sıkntı burada. Beyaz’ın hataya düştüğü yer burada çünkü kadın açık açık birilerini suçlamamış. O kadar politik ve ustalıkla davranmış ki…

Evet Beyaz yanlış yaptı, özür diledi. Benim sözüm ise; eleştiri hakkını alıp sınırı geçerek, acımasızca eleştirenlere ve hakarete varan söylemler söyleyenleredir. Bunları yapanlar, profillerinde şehit polis ve askerlerin çocuklarının resimlerini paylaşıyorlar. Beyaz’ın da bir polis çocuğu olduğunu unutarak, kasıtlı olması muhtemel bu hareketin peşinden gidiyorlar. Yazıktır. Bu kadar nefret, öfke, kin dolu olmayın. Zararı olur… Atalayımızın dediği gibi;

Öfkeyle kalkan, zararla oturur.

Kategori: Genel - Hayat - Politika