Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Dünyaya, insanlara ve çevremdekilere karşı bakışımı direkt olarak çok sayılı gönderimde yazdım. Bu yazımda ise, sadece bu kavramlara değil; ardına geçeceğim. Bir tür dertleşme…

Bardağın amacı nedir? Bardak neden vardır?

Hayat çok karmaşık ve çok zor gelebilir. Doğayı, bilimi, tarihi bilmeyenlere; öğrenmek istemeyenler bazı şeyleri karmaşık ve zor bulabilir. Oysa dünyanın, insanlığın ve varoluşun  nedeninin çok basit olduğunu düşünüyorum. Değilse bile, zen’deki gibi “sadelik, karmaşıklığın çözümlenmiş halidir” düşüncesiyle hareket edilmeli.

Hayatınıza miniamlizmi (sadeciliği) getirmenizden bahsetmiştim [1]. Peki düşünceler? Aslında orada da sadelik olmalı. Bardak mesela, görevi içine konulan sıvıları tutmaktır. Çeşme, suyu kontrollü olarak akıtmaktır. Ağaçlar dünyanın nefesidir ve ormanlar soğuma/ısınmayı düzenler…

En ufak bakterilerden koskocaman fillere, bitkilerden okyanusa her şeyin bir amacı var. Dünyaya geliş amacı. Peki insan?

Bir Amacım Var!

DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK! İnsanlığı geliştirmek. Ancak damdan düşer gibi olmadı bu.

Ufak yaşlarda pilot olmak istedim, rallici olmak istedim… 12 yaşında ilk bilgisayarım oldu ve bilgisayar mühendisi olmak istedim. Programlamaya bayılıyordum. Annemi ve öğretmenleri dinlemeyerek lisede sözel yerine sayısal bölüme gittim (ve inanın fazlasıyla zorluğunu gördüm). Üniversitede de bilgisayar mühendisliğini kazanmıştım. Henüz üniversiteye girmeden 14 programlama diliyle uğraşmıştım (çoğunda başlangıç seviyesinde, 4-5 kadarında ise fazlasıyla proje yaptım). Hayalim Apple gibi bir şirket kurmaktı. Üniversitede Google gibi bir proje yapmaktı. Öğretmenlerimin beni uçurmasını istiyordum ancak olmadı. Türkiye’de bilgi sahibi olduğun bir konuda 4 sene okunmayacağını anladım. Bilmediğin, merak sardığın bir konu ile ilgili bölüme git. Bildiğin konuda yüksek lisans yap. Diğer türlü işkence haline gelebilir.

**

22-23 yaşlarında (bilgisayar mühendisliği okurken), dünyayı değiştirmek istiyordum. Google ve sonrasında okuduğum ve hayatını, ürünlerini, sözlerini “hatim” etiğim Steve Jobs’un hayatıma katkısıydı bu. “Farklı düşün”den çok “büyük düşün” idi. Zen, büyük hayaller ve tasarım konularında hayatını inceleyerek çok şey öğrendim.

15-16 yaşlarında bilgisayarın beni gittikçe asosyalleştirdiğini fark edince asosyalliğin psikoloji ile ilgili olduğunu düşündüm ve psikoloji ile ilgili kitaplar okumaya başladım. Kişisel gelişim kitapları takip etti. Beden dili, psikoloji, psikolojik savaş, proapganda ve gizli örgütler, gizli örgütler, politika… Bu sırada markalaşma ve pazarlama konularınada geçiş yaptım. Yaşım 26 ve 10 senedir politika, markalaşma, psikolojik savaş ve propaganda gibi konularda kusturacak kadar fazla şeyle ilgilendim.

Haliyle bir kaç sene önce bilgisayar mühendisliği bölümünden istifa(!) ettim. İşkence dolu bir kaç yıl. Hocalardan, bölümden, okuldan, Kıbrıs’tan ve kendimden tiksindiğim bir kaç yıl. İşte insanın sevmediği iş, başına bunları açıyor. Fakat sevdiğim bir alan vardı : POLİTİKA! Bu yüzden uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi bölümüne geçtim.

Bölüm mükemmel, öğretmenlerimiz daha mükemmel. Aynı okulda olmasına rağmen; artık okulu, Kıbrıs’ı ve kendimi seviyorum. İşte buda sevdiğin bölüm ve bilgili öğretmenlerin öğrenciler üzerinde neler yapabileceğine örnek.

Şirket Kurup Dünyayı Değiştirme Hayalim?

Bilgisayar şirketiyle dünyayı değiştirmeyi ve insanlığı geliştirmeyi düşünüyordum (ki o sıralar Tarcanbot üzerinde çalışıyordum, ilkel bir Siri üretme projem vardı, konuşan değil yazan haliyle). Peki bölüm değiştirince bu fikirlerim bitti mi? Hayır.

Fark ettim ki, büyük hayalimin bağlayıcılığı yok. Nasıl yaptığımdan çok, ne yaptığım önemli. Bilgisayar mühendisi, politikacı, şirket patronu yada sanatçı olmama önemli değil. İsmimi tarihe kazıyacak ve benden sonra gelecek insanlara güzel bir dünya bırakmalıyım.

Benim amacım buydu. Paraya bağlı kalmadım, parayı umursamadım. Paranın, hayallerimi gerçekleştirme ve bazı konularda donanım sağlamaya yardımcı olduğunu biliyorum. Ancak hepsi bu. Para benim için araç, başbakanlık araç, her şey araç…

Tek bir amacım var; çocukları, hayvanları, doğayı kurtarmak. Fikirleri geliştirip, uygulayıp, benden sonra geleceklere miras bırakmak.

**

Bir Aptalın Bunları Anlamasını Beklemiyorum

Çevremizde en büyük hayali “meslek sahibi olmak”, evlenmek, 3-5 bin lira maaş ile çalışmak, X model arabaya sahip olmak gibi hayallere sahip olanlar var. Bunlar asla “dünyayı değiştirme” hayallerini anlamaz. Anlamadıkları gibi, sizi suçlayacaklar ve önünüze taş koyacaklar. Şirkette çalışırken, kafede otururken, proje yazarken, iş bağlarken, bir şeyleri değiştirirken.

Sürekli, sürekli ve sürekli olarak “yapamazsın” diyecekler. Bana dediler, diyorlar ve diyecekler. Aptal olduklarını çoğu zaman yüzlerine söylesemde, bazen dolaylı olarak ufak hayaller kuran, ve dünyada öldükten sonra hatırlanmayacak kadar basit olduklarını dolaylı şekilde söylüyorum.

Bir bebek yürümeyi öğrenmeden önce ortalama 200 kez başarısız olur [2]. Bağlantıdan ekşisözlük’teki yazıyı mutlaka okuyun. Bir çok şeyi güzel şekilde ifade ediyor. Ahmakların, vizyonsuzların, beceriksizlerin nasıl önünüze taş tıkayacağınız; yapabileceğiniz onlarca mükemmel işi nasıl zora soktukları için yarısı bile yapamayacağınızı bir anlamda anlatır.

Yapamazsın! Zor!

Diyorlar… Bana karşı. Normalde bir insanın yapması gereken, teşvik etmektir. Dostu, akrabası, arkadaşı, büyüğü ise teşvik etmesi gerekir. Ancak bu aptallar tam tersine; KENDİLERİ YAPABİLECEK KAPASİTEYE VE CESARETE SAHİP OLMADIĞI İÇİN, benim yada büyük hayaller kuran birilerinin bunları yapamayacağını düşünüyor.

HAYIR BEN YAPABİLİRİM! Sen yapamazsın.

Dünyayı Nasıl Değiştirirsin ? Hayır Zor DEĞİL!

Herhalde insanların anlamadığı kısım bu. Bu yüzden yoluma taş koymaya çalışıyorlar ve bu yüzden sürekli olarak olumsuz söyler söylüyorlar. Fakat bana karşı değil, hayatları boyunca olumsuzlar. Günün ortalama 5 saati televizyonda abuk subuk programlar izleyip, en son seneler önce kitap okumuş bir insanın bu şekilde davranmasıda normal. Yapılan araştırmalarda beyin fonksiyonlarının televizyondaki saçma programlarla gerilediği kanıtlandı.

**

Dünyayı değiştirmek kolay. Bu yazıyı baştan sona gerçekten okuyacak aylık 2-3 kişi var. Senede 30 kişi dersek, bunlardan 3 tanesi arada kaldığı durumdan fikirlerim sayesinde daha büyük düşünmeye başlarda değişim başlamıştır.

Her ay giderek artıyor ve bu aralar ayda 10 bin kişi bloga geliyor. Yılda ortalama 120 bin kişi eder. Bu 120 bin kişiden, yazdıklarım sayesinde her sene 100 kişi minimalizmi, büyük düşünmeyi yada hayatını değiştirecek bir bilgiyi öğrenirse ve ilgili disiplini öğrenmeye devam ederse işte değişim başlıyor.

**

Amacım bu! Dünyayı değiştirmek, insanlığı geliştirmek. Politikaya girip iktidar olmayı bir araç olarak görüyorum. İstediğim eğitim sistemini getirerek, yasal sistemi değiştirerek ve bazı yeniliklerle; Türkiye’yi Ortadoğu’da öncü bir ülke yapmak ve 1938’de durdurulan gelişim trenini tekrar harekete geçirmek istiyorum.

Olurda yapamazsam…

Hayallerim için yaşadım, hayallerim için uğraşırken ölmüş olurum. Fakat değiştirdiğim hayatlar, bu bayrağı devam ettirecek. Bu yüzden başarısızlık yok. Sadece değişimin hızında azalma olur.

Aptallardan Alacağım Tavsiyeye Karnım Tok

5 saat Survivor gibi programlar ve saçma sapan diziler izleyen, kitap okumayan, araştırmayan, gündemi takip etmeyen; yada tek hayatı dedikodu olan içi boş insanlardan alacağım tavsiye yok.

Bir insan, herhangi bir konuda benden daha bilgiliyse, susar dinlerim. Böyle insanı çok öteden fark edebilirsiniz. Hayatımı değiştiriyorlar. Fakat bu insanlar asla olumsuz değildir. Eleştirileri bile yapıcıdır. Ne yapmamam gerektiğini değil, doğrusunu ve nasıl yapmam gerektiğini anlatırlar.

Toplumu aptal yığınlar olarak gördüm. Toplum benim için ilkeldir, aptaldır. Ve bu tarz insanlardan alabilecek tavsiyeye karnım yok. Aksine sizleri şekillendireceğim.

Amacım Bu ve 200 Kez Denemeye Hazırım – Senin Amacın Ne?

Bardağın amacı sıvıları tutmak. Ağaçların belli, ceylan ve aslanların belli..

Peki ağaçları kesen, buzulları eriten, birbirini öldüren insanın amacı nedir?

Olduğu ispatlanamamış “diğer dünya” için sınav mı? Kendinize akıllı diyorsunuz, insan oğlu en zeki yaratıktır diyorsunuz. YALAN! Kendine, hemcinslerine, yaşadığı çevreye zarar veren başka kaç hayvan var? Biz, dünyanın düşünebilen en aptal hayvanıyız. İnsanların çoğu ilkel yaratık ve sonradan para+kız+çevre ile şımaran bir çocuk.

**

Amacınızı bulun.

Dünyayı değiştirmek, sorunlara çözüm üretmek olsun.

Bir şeyleri başarmak isteyen insanların yanındaki onlara engel olan aptal insanlardan bıktım. Yada bu insanlara “kendini pazarlayarak” bilgili olduğunu düşündüren ve bu yüzden, her işi kötü anlamda etkileyen insanlardan bıktım. Yapamazsınız dedikçe, 20 yıl sonra yüzünüzdeki ifadeyi görmek için daha sıkı çalışıyorum.

Dediklerimi dinlemiyorsunuz. Cesaretsizsiniz! Hayalleriniz yok! Bu yüzden 20 yıl sonra ne dediğimi fark edeceksiniz. Ancak sizin için geç olacak. Umarım çocuklarınızı ve onların geleceğini kurtarabilirim.

**

KURTULUN!

Arkadaş, sevgili, akraba, dost, büyükler…

Nasıl ki 200 kez başarısız olduğunuz yürüme deneyiminde bıkmadan usanmadan sizi desteklediler; diğer hayallerinizde de sizi desteklemeleri gerek. Bunu yapmayabilirler. Bu yüzden zamanınızı ve enerjinizi onlarla tartışarak harcamayın. Sizi asla anlamayacaklar.

Böyle insanları hayatınızdan uzaklaştırın.
Uzaklaştırırsanız; sevgili, arkadaş, akraba, dost kaybedebilirsiniz.
EĞER YAPMAZSANIZ HAYALLERİNİZE ULAŞMA ŞANSINI KAYBEDEBİLİRSİNİZ!

**

Bizler insanız. Yaptığımız en iyi şey hayatta kalmak ve gelişmek. Hemde onca aptala rağmen. Dünya yuvarlak diyenleri aforozla tehdit eden kiliseler, onlara eziyet çektiren ahmak cemaatler… İşte toplum böyleydi. Bilime karşı, gelişime karşı, değişime karşı böyleydi. Dün böyleydi, bugün böyle, yarında böyle olacak.

Toplum, dün bazı şeyleri reddediyordu şimdiyse kabul ediyor.
Bugün bazı şeyleri reddediyor, yarın kabul edecek.
Gelecekte bilim, yenilik ve değişimi reddedecek ancak sonrasında kabul edecek.

Olumsuz insanlarla vakit kaybetmeyin. Sizi hayalperest, deli, mantıksız olarak görebilirler…

Ve kimileri sizi deli olarak görse de, biz dahi olarak görüyoruz.Çünkü dünyayı değiştirebileceklerini düşünecek kadar çılgın olan insanla, bunu yapan insanlardır.

***

İçtenlikle…
Emre Çetin.

Kategori: Genel
Etiketler: , , ,