Bir kaç farklı başlığa ayıracağım. En hafifinden, kişisellerinden, en sertine ve önemlilerine doğru. Ancak biliyorum fazlasıyla sabırsızsınız. Genel yapılması gerekenleri yapacağım, isteyen okusun. Sonrasında ise isteyen durum durum okur.

Her Durumda Yapılması Gerekenler

Durum ne olursa olsun; kavga, polis, devlet, ikili ilişkiler vs yapılması gereken sakin kalmaktır. Mantıklı olmak, sakin kalmak. Siz kızdıysanız, muhtemelen karşıdaki insanda kızmıştır. Bu durumda bağrışmalar ve çağrışmalar hiçbir fayda sağlamaz. Eğer karşıdaki kızmadan, bağırıp çağrıyorsanız; sosyal değeriniz ve özgüveniniz oldukça düşüktür. Dikkat etmenizi tavsiye ederim.

Karmaşık durumlarda bir adım gerip atıp, olayı değerlendirin ve çözüm yolları konusunda kafanızı yorun. Ortamı sakinleştirmek için mevcut durumu ortamdakilere anlatabilirsiniz “bakın bu işi şöyle çözemiyoruz, bağırmanın anlamı yok, ne yapabiliriz?” şeklinde cümleler, ortamı sakinleştirecek ve çözüm için arayışa yönlendirecek. Şiddet, nefret, öfke hiçbir şeyi çözmez. Yasal olarak, diplomatik şekilde kullanabileceğiniz her şeyi kullanın (dilekçeler, itirazlar vs). Tatlı dil ve diplomatik olarak istediğinize ulaşabilirsiniz.

Laf Sanatı

Erkeklerin (işini bilen) ve kızların da kullandığı NEG denilen ve Türkçesi “laf sokma” olarak çevirebileceğimiz özgüveni hedef alan sözler ve kızların shit test dediğimiz testleri vardır. Çok tehlikeliler.

Neg

PUA olaylarını takip eden bilir. Amaç karşıdakinin özgüvenini düşürmektir. Konuşurken “dişinde bir şey kalmış sanırım” demek, “yüzüme tükürdün” demek gibi hafifleri var ve çok daha ağırları mevcut. Nasıl yapılacağını anlatmayacağım. Peki böyle bir tepki verildiğinde ne yapmanız gerekir?

Sağlam bir NEG gelebilir (kilo almışsın, saçların çok kötü görünüyor vs). Daha zorlayıcı olabilir. Tamamen özgüveninizi ölçmek için yapılır. Bir söz söylendiğinde, özgüveni sarsılan, bütün gün oturup niye böyle dedi diye düşünen birisi tercih edilmez.

Bu yüzden NEG geldiğinde, cevabını gülümsemeyle ver ve hiçbir şey söyleme. Devamı gelecektir. Sarsılmadığını gördükçe daha fazlasını söyleyecektir. Ağırlarını söylese bile, zıtlaşma, laf sokma, iddialaşma. Her durumda değerin düşer. Ya hiçbir şey söylemeden güleceksin ya da kızmadığını, aksine eğlendiğini gösterip gülerek “sorma ya kilo aldım da, böyle daha çekici olduğumu söylüyorlar” diye pası atın. Eğer “bence değilsin” diye güzel söz gelirse, “oh be, şimdi rahatladım” diyerek golü atarsınız.

Shit Test

Kızlar, erkeklere çok yapar. Denemedir. Aldırmamak gerekir. Örneğin;

– Buraya gelir misin?

gibi bir soru sorulduysa, “alfa” olmayan yani baskın olmayan erkek koşa koşa gidecektir. Testi kaybetti. Hiç gitmezse yine kaybeder. Geliyorum deyip, biraz oyalan ve sonra git. Garip testlerdir, biraz daha açıklayayım;

Tam başbaşa kaldın, işler güzel bir hâl aldı; “benim sevgilim var” gibi bir söz gelebilir. Olmasa da tamamen deneme amaçlıdır. Kalkıp gidersen ya da önemli değil dersen sıçtın. Çünkü kalkıp gidersen yeteri kadar istemediğini, önemli değil anlamına gelen bir şey söylersen gönül eğlendirdiğini düşünebilir. Bu yüzden shit testlerin iki ucu boklu değnektir. Ben olsam, “benim de var” derdim ve devam ederdim.

Bu örnekler çoktur, girmek istemiyorum konu sadece buna döner. Sonuç olarak kızların zorlayıcı testlerini fazla umursamayın. Bu iş ciddi ve tehlikelidir.

İnsan İlişkilerinde Karmaşa

Yine alt kollara ayırmam gerekecek.

Baskın Erkek

Her şey güzelken bir anda işler değişebilir. 6-7 kişilik bir ortamda bir eleman her şeyi ne kadar güzel yaptığını ballandıra ballandıra anlatır. Ancak bir dakika, buna izin veremezsin. Bunun çözümü önemli olayları önemsiz hale getirmektir. Çok güzel bir örnek vardı;

Ortak ders aldığımız biriyle konuşuyorduk, şirketi varmış, yazılımlar yapıyormuş anlatmaya başladı. Çalışanlarım var falan dedi. Burada durumu kontrol altına alıp, bunu önemsiz hâle getirmen gerekir. Dedim ki ; “süper, benim internet sitemi yapabilirsin”. Verilen mesaj şuydu; senin şirketin, çalışanların da olsa yerin benim internet sitemi yapmak.

Aklınıza gelmiştir belki, “ufak işler yapmıyoruz” gibi bir şey söyleyebilirdi. Bu durumda “Ooo Barack Obama’nın, Bill Gates’in işleri sizin” diye tamamen bastırırdım. O dakikadan sonra savunmasını, kendini savunmak için hamle yaparken nasıl rezil olduğunu görmek için sabırsızlanırdı. Çünkü NEG’ledim ve vereceği cevap sadece batışına neden olacaktır.

İşler Yanlış Giderse

İkili ilişkilerdeki en kötü durum, “yanlış giderse” düşüncesi yüzünden rahat olmamak ve bu yüzden her şeyi berbat etmektir. İsteyen gider, isteyen kalır, isteyen istediğini yapmakta özgürdür. Bu olmazsa, başkası olur. Hiçbir konuda korkmanızı gerektirecek bir şey yok.

İKİLİ İLİŞKİLERİN EN GÜZEL TARAFI : İSTEMEDİĞİN HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA DEĞİLSİN!

Soruları cevaplamak zorunda değilsin, karşıdakinin her istediğini yapmak zorunda değilsin. Rahatla ve oyununu oyna…

Sinirlerinize Hakim Olun

Çoğu zaman omuz atarak geçen insandan tutun, işimizi yokuşa süren gişe görevlilerine, polislerine kadar herkese kızarız. Ancak hiçbir zaman çözüm sağlamaz. Örneğin polis sizi durdurdu, ceza yazacak ancak yazmayabilir. Fakat siz “ben kimim, yazamazsın, sen kimsin, paranı ben ödüyorum” şeklinde saçmalıklara girişirsen, yeni cezan hayırlı olsun derim. Sakinleş, durumu açıkla, yapılacak bir şey yok mu beni zor durumda bıracaksınız, dikkat edeceğim söz veriyorum şeklinde güzel bir dille konuş. Sorunun çözülmesi muhtemeldir.

Kavga ve Şiddet

Her ne kadar erkeklik gibi gösterilse de, genç yaşlarınızda alacağınız bir bıçak darbesi, yere düşerken kafanızı çarpmanız gibi durumlar yüzünden hayatınızın geri kalanını yaşayamayabilir ya da büyük sıkıntılar çekecek şekilde yaşayabilirsiniz. Bu yüzden kavgadan uzak durmanız en güzel durumdur.

ANCAK ; öyle durumlar olabilir ki, kaçış yoktur. Bu tür durumlarda ister Sun Tzu gibi Savaş Sanatı’nı yazmış general, isterseniz Mystery (PUA) tavsiyelerini dinleyin ortaya tek bir şey çıkacaktır : KAVGAYI/savaşı BAŞLAMADAN KAZANMALISIN.

Ne olursa olsun, moralini bozma ve heyecanını kontrol et. Adrenalin ve diğer hormonlar salgılandığı için işler normalin dışına çıkabilir. Yine de kontrolü eline al. Yüzünde kocaman gülümseme olsun. Durum ne olursa olsun. Burada kavgayı kazanmak için yapacağımız şey, karşımızdakinden daha deli olduğumuzu göstermek olacak. Etrafı yıkın, gülümseyin, kahkaha atın, sağa sola bir şeyler fırlatın, bağırın. Sizin manyak olduğunuza inandıkları an, kavgayı kazandınız demektir.

Bana inanmıyor musunuz? Hemen vidyo ile örnekleyeyim:

Kızlara not: yanınızdaki erkekler kavgaya girerse sağda solda dolaşmak yerine biraz uzaklaşıp yardım çağırabilirsiniz. Avazınız çıktığı kadar bağırmak ne size ne bize yardımcı olacaktır. Üstelik kavga ortamında kaldığınız sürece sizi de düşündüğümüz için dikkatimiz dağılıyor.

Toplumsal Olaylar

Kaza bela olabilir, bu tarz durumlarda hemen yapılması gereken sorunu hızlıca çözmek yada ertelemektir. Ortamda korku, panik, sinir gibi duygular artacağından; insanları yatıştıracak önemleri biran önce düşünmek ve uygulamak gerekir. İşler biraz sakinleştiğinde “gerekliyse” yardım çağrılmalı.

***

Sonuç Olarak

Sakinliğinizi koruyun, diplomatik yani kibar ve nazik bir dille usule uygun davranın. Eğer işler istediğiniz gibi gitmiyorsa, elinizdeki imkânları kullanın.

Psikoloji ve PUA olaylarından bildiğim bir şey varsa; o da çabuk kızan, duygularına çabuk kapılan, en ufak eleştiriyi bile büyüten insanların özgüveninin düşük olduğudur. Dikkat edin, başkalarının sizi etkilemesine izin vermeyin.