Bu yıl benim için özel bir yıl. Şubat’ta okul ile bütün bağlantılarım kesiliyor. Yarın sabah kalkacağım ve son kez Doğu Akdeniz Üniversitesi CL Medyanındaki Atatürk büstünün önünde, Atatürk’e minnetimi ve saygımı sunacağım. Hayatımın geri kalanında farklı şehirlerde, ve her şey yolunda (ve istediğim gibi) giderse; miras bıraktığı devletin Cumhurbaşkanı olarak, Anıtkabir’de de sunmaya devam edeceğim. Fakat sonlar hüzünlüdür. Yıllar süren alışkanlıklar biter ve bir tanesi de bu olacak.

 

Elon Musk

Elon Musk kimdir? Sanıyorum bu yazıyı okuyanların neredeyse tamamına yakını kim olduğunu iyi kötü bilecektir. Tesla araçlarıyla, SpaceX ile, Paypal ya da başka şeyler ile…

Tesla’ya yatırım yapmış, başarısızlıkları görünce daha fazla yatırım yapıp, şirketin başına geçmiştir. Dünyaca ünlü arabalar ve para kazanan şirketler genelde Almanya, İtalya, İngiltere, Japonya gibi çeşitli ülkelerden gelse ve hibrit arabayı onlarca yıl önce Toyota yapsa bile; onca pazar payına, ağa, ar-geye rağmen geleceğin aracı Elon Musk ile çıktı.

Şöyle anlatayım; Türkiye’deki özel sektör, kamu ve tüm üniversitelerin argeye yaptığı toplam yatırım “20 milyar, 615 milyon TÜRK LİRASI” [1] ve bunu güncel kurla çarparsak (9.11.2017), 5 milyar 336 milyon dolar yapıyor. Sıkı durun!!!

SADECE VOLKSWAGEN FİRMASININ ARGE HARCAMASI, geçen yıl 13,2 milyar dolar idi [2]. Şimdi bunları düşününce, yahu bu kadar argeye yatırım yap; elde ettiğin şey kendi kendine park olsun.. Komedi.

Öte yandan bakıyorsun, adam sektörü değiştirerek geldi yahu! Öyle sağlam iş planı, öyle sağlam adımlar attı ki; bütün büyük firmaları afallamakla kalmadı, o Mercedes, BMW, AUDI, Aston Martin, Ferrari ve adını say say bitmeyecek büyük firmaların sektörün 10-15 yıl önünde olması; Tesla ile birlikte sıfırlanmakla kalmadı, en az 5-6 yıl geriye düştüler (ki bana göre 10 yıl rahat geriye düştüler, çünkü henüz Tesla gibi halk için ve tamamen elektrikli araba üretemiyorlar).

SpaceX diye projesi var ki; genelde bizim millette vardır, birisi büyük fikirlerini anlattığı ve gerçekleştirmek istediği zaman “imkansız, yapamazsın, tekerleği yeniden keşfetme” gibi saçma şeylerle önünü tıkmaya çalışırlar. Fakat Elon Musk için de böyle dediler. Hoş Steve Jobs, Apple Store’ları açarken, sözüm ona “marketçiler, ekonomistler” kısacası alanlarında çok uzman kişiler bu işin tutmayacağını söylemişti. Fakat kâr sonuçlandı, morardıklarını gördük..

 

Elon Musk ve Başarısızlıkları

Bütün bunlar ve dahası olurken (komple hayat hikayesini anlatmayacağım), işin başarısızlıklarını ve nasıl yılmadığını anlatacağım. Emre Çetin adlı sayfaya giderseniz orada “200 kez denedin mi?” başlıklı yazıdaki gibi…

Kaynak Onedio‘da. Fakat her Türkçe içerikte olduğu gibi, bu da “YABANCILARDAN AŞIRMA” ki onu da burada bulabilirsiniz. Kısaca:

  • Netscape’te çalışmak istedi fakat iş başvurusu rededildi!
  • Kendi kurduğu firmada, CEO olmak istedi ama yönetim kurulu reddetti. Firma: Zip2 (Steve Jobs’a selam çakmış resmen).
  • PayPal, en kötü 10 iş fikri olarak kabul edildi (x.com bünyesine katmıştı, 2002’de PayPal, eBay’e 1,5 milyar dolara satıldı, Musk ise PayPal’ın %11,7’sine sahipti)
  • 1999’da 1 milyon dolara aldığı yeni McLaren’i ile kaza yaptı
  • Balayındayken (2000), PayPal’ın CEO’luğundan kovuldu
  • Tatildeyken serebral sıtmadan neredeyse ölüyordu. (2000)
  • Uzaya fare ve bitki göndermek için Ruslardan roket almak istedi ancak Ruslar reddetti (2001)
  • Bu sefer arkasında SpaceX vardı, tekrar şansını denedi ancak Ruslar, genç çocuğu bir kez daha reddetti (2002)
  • SpaceX projelerince ilk kez roket fırlatıldı fakat bu ilk başarısızlık demekti, roket patladı (2006)
  • İkinci roket denemesi, ikinci patlama (2007)
  • 3. deneme ve üçüncü patlama, yine başarısızlık (2008)
  • Başarısızlıklar nedeniyle SpaceX ve Tesla iflasın eşiğine geldi (2008)
  • Yılmamıştı, tüm servetini harcamaya hazırdı, roketi tekrar tekrar kullanabilmek için kalktıktan sonra yere iniş yapabilecek bir sistem üzerinde çalıştılar fakat iniş yaparken başarısız oldu (2013).
  • Tesla S’te pillerden rastgele ortaya çıkan sorunlar başgösteriyor (2014)
  • 4. fırlatma ve 4. patlama (2015)
  • Tesla Model X’in teslimatı 18 aydan fazla erteleniyor (2016)
  • 300 milyon dolarlık Facebook uydusunu da taşıyan roket havalanıyor, 5. kez fırlatılıyor ve 5. patlama… (2016)
  • 4. ve 5. ve 6. kez roket geriye indirilirken başarısızlıkla sonuçlanıyor (2016)

 

Sonuç olarak geleceği değiştiren Tesla, SpaceX ve güneş panelleri üreten SolarCity… Hepsinde parmağı var ve yetmiyor, diyor ki; trafik ve kargaşa için Hyperloop fikri buldum ama bir de bununla uğraşamam. Alın size planları, bütün bilgileri, her şeyi; birleri bunu yapsın ve para istemiyorum dedi. Açık kaynak yani, SpaceX ve Tesla üzerinden HyperLoop projesine ulaşabilirsiniz. Böyle biri Elon Musk…

Hep mi başarısızlık? Tabi ki hayır, bunlardan (ve dahasından) dersini alarak işi geliştirdi. Başarılarını ve hayatını ise buradan okuyabilirsiniz.

Elon Musk ve Atatürk

Bu adam Ankara’ya geldi. Hem araç, hem yenilebilir enerji, hem uydu projeleri görüşülmüştür. Bunların yanında Türkiye yatırımları, devlet desteği görüşülmüştür. Bir parantez açmam gerekiyor, iktidarın bu hamlesini başarılı buldum. Elon Musk gibi gençlerin tanıdığı insanlarla bir araya gelmesi, proje geliştirme ve yatırım düşünceleri bile güzel.

Ankara’ya geldi ve şu fotoğrafı paylaştı:

 

Paylaşımı şu iki sözcükle yaptı: “Atatürk Anıtkabir”. Burada iki şeye dikkatinizi çekmek isterim. Birincisi, “Anitkabir Ataturk” yazmadı, Türkçe olarak yazdı ve “Atatürk Anıtkabir” olarak, özel isimleri OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ paylaştı. Aplikasyondan lokasyon gönderen bizim şaşkınlara duyrulur (uygulamadan konum yollarım demek çok mu zor mesela?).

İkinci ve önemli olan şey ise, Anıtkabir’i bilmeyenler için; Atatürk’ün mozolesinin ve kabristanının olduğu yer fotoğrafta görünmüyor. Atatürk’e yüzünü dönmüş, böyle fotoğraf çekmiş (ki tam tersini yapabilirdi), burada çok ince bir durum var… Saygısını ortaya koyuyor. Gerçekten şaşırtıcı…

İkinci fotoğrafı da paylaştı. Çiçek koyduktan sonra mozoleyi çekip (kendisi yok); “üç kırık kaburga, delik bir ciğer ve yine de savaştı; yurtta barış, dünyada barış için” diye paylaştı (İngilizce yazdı).

YETMEDİ!

Bunları aynı zamanda tweet olarak göndermişti. Bu akşam bir tweet daha geldi,

**

Bir gün sözlerim bilimle çelişirse, bilimi seçin sözünün İngilizcesini yazmış.

İnstagram’da 3,5 milyon ve Twitter’da 14,6 milyon takipçisinin olduğunu hatırlatırım!

 

Şaşırdım Mı? Hayır!

Ben insanların belirli gruplarda olduğunu düşünüyorum. Psikolojide insan tipleri falan filan olabilir bundan bahsetmiyorum; ben, büyük insanlara baktığımda bazı temel şeyleri görüyorum. İnsanlık için bir şeyler yapmayı istiyorlar, büyük hayal kuruyorlar, hedefleri var. Para, umurlarında değil. Bu hayallerini başarabilmek için tüm servetlerini tüketmeye hazırlar. Üzerine cesaret…. Cesurlar, hayallerinin peşlerinden gidiyorlar. İnsanların söylediği “imkansız, yapamazsın, çok zor” sözlerini umursamıyorlar!

Öyle ya, eğer bunları umursasalardı; Wright Kardeşlere herkes “insan uçamaz” diyecekti ve bu kardeşler ilk ilkel uçuş aracını yapmaktan vazgeçecekti! Nice bilim insansı, nice teoriyi bulamayacaktı! Atatürk mesela… Başarıya ulaşamayacaktı ki Türkiye çok farklı konumda olacaktı.

Bu yüzden büyük insanların birbirini anlaması, birbirinden esinlenmesi, güç almasını olağan karşılarım ve Elon Musk’ın, Atatürk’e karşı bu kadar ince olması ise beni şaşırtmadı.

**

7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı
8 yaşında okuldan alındı ve köyde yasadı
10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde,yeni okulundaki hocasından dayak yedi
17 yaşında hayalindeki okulun istediği için gerekli not ortalamasını tutturamadı
24 yaşında tutuklandı,günlerce sorguya çekildi ve 2ay tek başına bir hücrede hapis yattı
25 yaşında sürgüne gönderildi
27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken,kendisi hiç önemsemiyordu doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken, o kalabalık arasında yalnız başına onları izliyordu
30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken,doğduğu şehir düşmanların eline geçti
30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı aylarca boş kaldı
37 yaşında böbrek hastalığından Viyana da iki ay hasta ve yalnız halde yattı
37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu,dağıtıldı
38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı ayrıca cebinde sadece 80lira vardı
38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı
38 yaşında en yakın beş arkadaşından üçü,onun kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı
39 yaşında idam cezasına çarptırıldı
SONRA NE Mİ OLDU?
42 yaşında TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI oldu!

Bu, internette bulabileceğini bilgi. Ben size başka bir şey anlatayım!

Çok kısıtlı sürede, Türk halkı 32 cephede savaştı. TAM 32 CEPHE! Balkanlardan Afrika’ya, Arabistan Yarım adasından Kafkaslara, Ortadoğuya… Yetmedi Anadoluya geldi çattı bu savaş… NE HİKMETSE ATATÜRK’ÜN OLDUĞU SAVAŞLARDA DA BAŞARI SAĞLADIK!

Dönemin en büyük güçleriydi Fransa, İtalya, İngiltere… Ermeni ve Yunanları kışkırttılar ve ülkeyi parça parça ettiler. Silahlarına el koydular, limanlarını tuttular, tershanelerini işgal ettiler… Öyle ki sokak başı asker diktiler ve Türklerin binlerce yıldır yaşadığı topraklarda, belge kontrolü yaptılar.

Silah yok, para yok, millette güç yok; asker desen, biri Balkan harbinde, biri Sarıkamışta, biri Çanakkale’de şehit olmuş, gazi olmuş… Kim, neyle, nasıl savaşacak?

 

Atatürk Yola Koyuluyor

İşte bu şartlarda Atatürk, 17 kişiyle birlikte Samsun’a çıkmak için hareket ediyor. Tek tek halkı örgütlüyor. Dedim ya, yokluk içinde yokluk var… Kahveyi seviyor Atatürk, günde 15-20 Türk kahvesi içer ama kahve nerede? Leblebi kavuruyorlar yer yer…

Aklında da yeni Türkiye var. Osmanlının en aydın kesimi olan Subaylar, dünyayı biliyor. Okuyor, geziyor, kültürlüler, dil biliyorlar. Haliyle yeni dünyayı en iyi subaylar analiz eder. Atatürk’te yeni Türkiye’yi kafasında oluşturuyor tabi…

  1. Saltanat kalkacak
  2. Cumhuriyet ilan edilecek
  3. Halifelik kaldırılacak
  4. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilecek
  5. Kadınlar eşit haklara sahip olacak
  6. Kıyafet devrimi yapılacak
  7. Soyadı kanunu çıkacak
  8. Laiklik gelecek
  9. Tekke ve zaviyeler kapatılacak
  10. Medreseler kapatılacak
  11. Harf devrimi yapılacak
  12. Türk Tarih ve Dil Kurumları kurulacak!
  13. Türk Medeni kanunu
  14. Yeni Anayasa….

Hepsi ve daha fazlası… Tabi Türkiye’nin nüfusu 10 milyon. Kaç kişi inanıyor? Acaba Samsun’a birlikte çıktığı 17 kişiden kaçı inanıyor? Evet Atatürk’ün büyük bir asker ve kumandan olduğunu, iyi lider olduğunu, bilgili olduğunu biliyorlar ve inanıyorlar. Fakat ne kadarına?

Türkler hiç tatmadıkları Cumhuriyeti tadacak? Saltanat falan kalkacak? Hele hele kadınlar eşit olacak? Harf devrimi haa? Nasıl? Hadi bunlar yapılacakta neyle? Her yer kontrol altında, silahlara el konulmuş…. Nasıl olacak?

**

İşte Atatürk kendine inanıyordu, hayalleri vardır, amaçları vardı ve CESURDU! Yapamazsın diyenler oldu, dinlemedi. Hakkında kararları fermanları bile çıktı, DİNLEMEDİ! Onca şey yaşadı ancak tarihte ilk kez SÖMÜRGECİ GÜÇLERİ YENEREK, bir milletin bağımsızlığı kazanıldı. Bu örnek ilerleyen yıllarda Tunus gibi bir çok Müslüman toplumlu ülkelere örnek olacak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin, Atatürk’ün kurduğu çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin peşinden gidecek ülkeler kurulacaktı…

Atatürk’ün, silah arkadaşlarının ve onlara inanan Türk halkının savaştığı güçler, resmen biz tek; siz hepiniz!

 

Atatürk’ün Değeri Er ya da Geç Anlaşılacak

Yeni AKM projesi, iktidarın strateji değişikliğine örnektir ki gelen açıklamalar; Atatürk ile ilgili söylemler ve AKP’nin Anıtkabir’de toplantı posterleri asması bunun kanıtı niteliğinde. Acaba egolarını ve nefretlerini yenerek; Atatürk’ün fikirlerinin bu coğrafya için ne kadar kıymetli olduğunu ve Atatürk’ün izinden gitmenin ne kadar önemli olduğunu anlayabildiler mi? Yoksa sadece seçim stratejisi mi? Göreceğiz. Fakat bu başka konu.

Elon Musk gibi insanların Türkiye’ye getirilmesi, sadece iktidar için değil; yukarıda görebileceğiniz şekilde Türkiye’nin imajı, Atatürk’ün ve Türk toplumunun tanıtılması gibi bir çok katkılara olanak sağlıyor. Haliyle umarım bu şekilde devam edilir.

**

15 yıl geçti. Bunca yılın sonunda, kendi seçmenleri bile çok ilginç düşüncelere kapılmaya başladı. Önümüzdeki bir kaç yılda neler olur göreceğiz. Fakat ben size daha ileri tarihlerde neler olacağını anlatayım. Türkiye eninde sonunda Atatürkçülükten uzaklaşmanın başına nasıl işler açtığını görecek ve ondan sonra, Atatürk düşmanı karanlık zihniyetleri bir daha meclisin yakınına bile sokmayacaklardır. Yani mevcut dönem Atatürkçülük ve çağdaş Türkiye açısından sıkıntılı olsa bile ben tamamen kötümser değilim, aksine böyle bir şeyi yaşamamızın; halk tarafından gelecekte çok büyük önem sağlayacağını düşünüyorum.

Atatürk konusunu filmlerde, dizilerde yeterince işleyemedik (ya da işlettirmediler). Türk dizileri dünyayı kasıp kavururken, Atatürkçülüğü, biraz Türklüğü ve Türkçülüğü işleyelim demek vardı… Her Amerikan filminde ABD bayrağı görüyorsunuz fakat Türk dizilerinde Türk bayrağı, hadi bunu geçtim; “Türk kahvesi seven” başrol falan bile yapamıyorsunuz. Dizilerde, 10 Kasım’da Atatürk’ü anmaya giden bir sahne koyamıyorsunuz (1-2 dakikalık be, insaf).

Eğer Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü işleseydik, bugün Türkiye’ye farklı gözle bakılırdı. Atatürk, günümüzde fazla dillendirilmek istenmeyen bir lider gibi. Çünkü Atatürk’ü övmek, başarılarını anlatmak; sanki Türkiye’yi övmek demek olacak ve bu da yabancıların Türkofobilerini, Osmanlı ve Türk korkularını, Erdoğan çekincelerini ayyuka çıkartacak gibi geliyor. En azından böyle böyle düşündükleri ve hissettikleri inancını taşıyorum.

**

Er ya da geç, Atatürk’ün fikirleri ve hayatı dünyayı kasıp kavuracak. Ortadoğu ve Dünyada barışın ve sorunların çözümünün Atatürk’ün fikirleri peşinden gitmek olduğunu er ya da geç anlayacaklar.

Atatürk’e ve Atatürkçülüğe saldırıldıkça, sahte Atatürkçüler yurtdışına kaçıyor ve gerçek Atatürkçüler, daha fazla sahip çıkıyor. Daha fazla araştırıyor, daha fazla okuyor, daha fazla anlatıyor. Daha fazla bir araya geliyorlar. Daha fazla birleşiyorlar. Seslerini daha fazla duyuruyorlar.

Burada da kalmıyor, iktidar ve iktidarın yandaşları medya ve sosyal medya üzerinden Atatürk’e çirkin saldırılarda bulundukça; Elon Musk gibi insanlar Atatürk’ün değerlerini paylaşıyor ve iktidarın, yandaşlarının hesapları geri tepiyor.

Kötüler sadece kısa süreçte kazanır. İyiler ise uzun süreçte eze eze kazanır. Bunu unutmayın!

Ölümünün üzerinden 79 yıl geçti. Kurduğu ülke hâlâ ayakta! Türkiye’nin başına gelenler, başka bir ülkenin başına gelse; defalarca çökmüştü. Fakat Türkiye ayakta, Atatürkçüler ayakta! Direnmiyor, pes etmiyor; daha önemlisi söyledikleri her şey bir bir çıkıyor!

Ölümünün üzerinden 79 yıl geçti, fakat Elon Musk gibi bir çok insan, Atatürk’ten esinleniyor, fikirlerinin büyüklüğünü anlıyor ve paylaşıyor.

Her insan ölür,
Fakat bazılarının ölümü, O’nları ölümsüz yapar.

Aramızdan ayrılışı, bir vedalaşma değil; bütünleşme oldu. Atatürk’ün fikirleri, karakteri, duygu ve düşünceleri artık hepimizin yüreğine işledi.

Sadece bu ülkede değil, bu bölgede ve dünyada Atatürkçülük; artık Atatürk’ten daha fazlasını temsil ediyor… Sadece bu yüzden ölümsüz olacak, aradan yüzyıllar geçse bile; gençlere ışık olacak, yol gösterecek. Buna yürekten inanıyorum.

Saygıyla, fakat daha önemlisi sevgiyle, özlemle, minnetle anıyorum…

Olmasaydın, olmazdık – 193∞