Yaklaşık 13 yaşından 20-22 yaşına kadar çektiğim bir problem vardı; aşırı terleme (gerçekten aşırı terleme), mide yanması, bağırsak problemleri (gruldamadan bozulmaya), halsizlik…

İnternette bazı sitelerde (aslında utanmaları için verecektim ancak vermiyorum); botoks önermişler, saçma sapan şeyler önermişler. Yenilikleri takip etmekten aciz, kalıplarını kıramayan, ne yaptığını bilmeyen doktorlar bu işin üzerine tüy dikti. Üstelik dün anneme bir olay geldi. Kadına meme kanserisin demişler ama ortada kanser markları yok. Hatta kan testlerini istediğimizde onu bile vermemişler. Yani kanser yok ama özel hastahanede sırf ameliyat yapılması için denilmiş. Zaten göğüsünü de yanlış yazmışlar. Yani bu kadar aptallığın üzerine bu konuyu açmam şarttı.

**

Bir kaç yıl öncesine kadar altı üstü mutfağa gidip, bir bardak su koyup içiyordum ve hemen ter basıyordu. Bir çok doktora gittim fakat hastalığın belirtilerinden yola çıkıp (yukarıda saydıklarımdan), sorunun kaynağına inip onu çözmeleri gerekiyordu. FAKAT TÜRKİYE’DE ÇOK ŞEY BEKLİYORUZ!

Midem için >> Gastrit,
Bağırsaklarım için >> flora düzenleyici hap,
Halsizlik için >> vitamin vererek sorunları çözeceklerini sandı ezbere doktorlar!

E aşırı terleme var diyorum, terlemezsen kötü diyorlar. Yani bu kadar doktorlar. Yaptıkları şey bu.

 

Aşırı Terleme Sorununun Çözümü

Annem eczacılığı bitirdi ve kanser ile hücre kültürü üzerine çalışmalar yaptı. Ödüller kazandı. Patentler aldı ve şimdi kendi şirketini kurdu. Haliyle bu konuda çevresi var ve daha önemlisi bilgisi de var. İlacı, doktorlardan daha iyi bilir çünkü etken maddeleri üzerine yıllardır çalışıyor.

Anneme dedim bu iş böyle olmayacak ve alternatif tıp konusunda kendini geliştiren (ki “tamamlayıcı tıp” demeyi tercih ediyorlar) arkadaşına gittik. 4 belirtiyi söylediğimde glütendir dedi ve daha önce hiç görmediğim şekilde muayene oldum.

Dedim ne yapacağım? Buğday, kepek, bulgur vs vs gibi şeylerden uzak duracaksın dedi bknz: glüten-çölyak. Tabi benim çölyak gibi tamamen alerjiye gitmemiş (henüz), sadece hassasiyet vardı. Dedim tamam. Zaten veganlık gibi bir sürü şey denedim kısa dönemlerle, irademi güçlendirmek için.

Millete anlattığımda sanki su içme demişim gibi “yok ben ekmeksiz yaşayamam” falan dedi. Fakat ben başladım. Un yok. Yani ekmek yok, makarna yok, o yok bu yok… Mesela pilav yiyeceksin, içinde şehriye yok. Ekmek konulan yere senin glütensiz ekmeğin değerse ya da dönerciye gittin pilav üstü döner koydular ve üstüne söylemene rağmen lavaş koydular. Dedin ki alerjim var. Akıllarında kandıracak ya dangalaklar, içeri götürüp sadece ekmeği alıp getirdiler. Yine gitti… Bulaşıyor. Böyle bir şey.

Neyse başladım; ve yıllarca sıkıntı çektiğim her şey gitti! 1 ayda gitti! Yaklaşık 20-22 günde sistemden atılıyor ve temizleniyor, vücut eski haline geri dönüyor. Ardından 10 günde fark ediyorsunuz. Sonra bir yerden (bknz restoranlarda kandırdığını sanan gerzekler) bulaşınca anlıyorsunuz. 2 ve 3 gün sonra bağırsaklardan sesler geliyor sanki ayı var içeride. Gurultular. Ardından ishal, ardından kabızlık. Derken terleme başlıyor. Halsizlik çöküyor…

Kalıcı Mı?

Uzunca süre yaşadım ama canım bazı şeyleri istiyordu, özellikle Eskişehir’de çok güzel şeyler vardı ve yazın 1-2 günlüğüne bozuyordum (sonra 20 gün sıkıntılar geliyordu, sonrasında bitiyordu).

Derken uzun sürekli bir şey yapmaya karar verdim ve 2 yıl ağzıma glütenli bir şey koymadım. Bir kere Eskişehir’de çok sevdiğim bir künefecide künefe yemiştim. Bu iki yılın son yılını ise “vegan” geçirdim (bknz: veganlık). Öğrenci olduğum için sıkıntı ancak düzenli yaşama gidince ciddi kısıtlamalara yine gideceğim.

Sonunda bir şey fark ettim; unlu mamuller yedim ve bozmadı hiç. Bulgaristan’a gittiğimde, nasılsa geldim diye yedim ancak sıkıntı çekmedim. Fakat şunu fark ettim, süt ürünleri yediğimde terleme ve bağırsakta sıkıntı başlıyordu.

Yine Hakan Beyin yanına gittim (tamamlayıcı tıp) ve test yaptı. Glüten hassasiyeti bitmiş. EVET BİTMİŞ! Ancak fazla yeme dedi, azar azar ye dedi. Fakat kazein denilen proteğine (inek sütünde var) hassasiyet nedeniyle bunlar oluyormuş. Terleme de o dönemde oluyor çok dikkat ettim. Diğer sorunlarım bitti.

**

Yani inek sütü (ancak %5 bile girmemesi gerek) ürünleri yasah hemşerim. Çoğu insan için zor ancak 2 yıl glütensiz, ve bunu son 1 yılını vegan (hiçbir hayvansal yiyecek yemedim) yaşayan biri olarak gayet kolay ve iradeyi güçlendiriyor.

 

Türk Doktorlarına ve Modern Tıbba Güvenim Kalmadı

Dün arkadaşım, ailesinden birinin durumunu anlattı ve annemle görüştürdüm. Kadına meme kanserisin demişler. Hatta solken sağ diye kayda geçirmişler. Fakat annem inceliyor, kist olabilir dedi. Kanser markerları (işaretleyici bir şey sanırım) var mı dedi, yok. E kan testleri var mı? Vermemişler…

Kadını özel hastahanede direkt ameliyat edecekler. Kadın korkmuş.  İşte böyle YAVŞAK oldu doktorlar.

Tanıdığımız biri vardı hemşire. Emekli olduktan sonra özel hastahaneye geçti para gerekiyordu. Fakat bir süre sonra orayı da bıraktı çünkü vicdanım el vermedi diyor. Neden? Çünkü o kadar çok hastayı ameliyata alıp hiçbir şey yapmadan “neredeyse aç-kapa” yapıp yolluyorlarmış ki… Yani gerekmese de para gelecek diye ameliyat ediyorlar…

**

Dedem bel fıtığı olmuştu, 4 parmak yükseklikten inemiyordu, koluna iki kişi giriyorduk. Ameliyat dediler. Akrabalarımızdan ameliyat olanların halini biliyoruz. Aradık hemen Hakan Beyi ve akapunktur yapalım gelsin dedi. 5 gün üst üste gittik. Başta inanmadı dedem de doğal olarak, falcı gibi dedi. Yani iğne saplıyor ve düzelecek öyle mi? ÖYLE OLDU…

Bir ay içinde rahatlamaya başladı tedavi sürecinden sonra ve şimdi canavar gibi. Bahçesini kazıyor, tohum ekiyor, ürünleri alıyor. Ameliyata girse, kaç ay bulacaktı ayaklanması.

E bütün bunları görünce, üzerine glüten gibi bir çok şeyden haberleri olmadıklarını görünce…

Gerçekten uzak doğu, gerçekten Rusya’daki tamamlayıcı tıp diyorum. Modern doktorlara ve modern tıbba inancım kalmadı. Hele hele Türkiye’deki aç gözlü doktorlardan tiksindim artık. İnsanlara acımasızca yakşalıyorlar. Ne yeminleri umurlarında ne de insanlıkları kalmış.

Yaptıkları işi de bilmiyorlar! Geliştirmemişler kendilerini, öğrenmemişler, araştırmıyorlar. Eski bilgilerle devam. İnsana para gözüyle bakıyorlar….

Bunları paylaşmak istedim, çünkü sinir olmaya başladım.

Az Kaldı

Şimdiden uyarıyorum, 2030’da iktidar olduğumda; bu tarz şerefsizlik yapan doktor, hakim, savcı vs gibi önemli meslek dallarına ait karaktersizlerin diplomaları iptal edilecek, ellerinden alınacak ve bir daha ilgili sektörlerinde çalıştırılmayacak! ÇALIŞAMAYACAKLAR!

Yani insanlara bu şekilde gaddar davranan doktor mu olur?
Sağlık sektöründen yakınlarınız varsa bir araştırın, konuşun. Ne pislikler döndüğünü size anlatacaktır.

Balık “baştan” kokar kardeşim. Başı değiştirene kadar ülke kokuşmuşluk, açgözlülük, şerefsizlik içinde boğulacak.

**

Dipçe: reklam gibi olmaması açısından ismini vermemiştim, telefon ve internet sitesini ancak fazla mail geldi ve tek tek cevaplamak zor olacak. Dr. Hakan Eraltan. Dr Akapunktur diye de geçiyor. Kendisi Cerrahpaşa Tıp mezunu ve sonrasında gerekli eğitimlere Türkiye’de başlayıp, Çin’de devamını almış ve hâlen son gelişmeleri takip etmektedir. İstanbul Feneryolu’nda muayenehanesi.

Gerekli bilgilere internetten ulaşabilirsiniz ancak ulaşamazsanız, kişisel telefonu için mail atabilirsiniz (bilgi@emrecetinblog.com).

Kategori: Genel - Hayat
Etiketler: