Güzel bir söz vardır; “o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler” – Yaşar Kemâl

Tabi sonra devamı eklendi (kim tarafından bilmiyorum); “demirin tuncuna, insanın piçine kaldık” diye…

Mete Han, Fatih Sultan Mehmed, Atatürk…  Böyle insanların ve daha sayamayacağım onlarca, yüzlerce önemli ve büyük insanların olduğu tarihte; gelip çattığımız döneme bak!

Bir yanda Batı hayranlığı ile yozlaşanlar,
Öteki yanda İslam adı altında Araplaşanlar…
Türklüklerini unuttular,
Kültürlerini, tarihlerini, dillerini…

Referanduma Doğru

Demokrasi desen açıklayamaz,
Yasa desen ne anlama geldiğini bilmez,
Her şeyin usulü olduğundan anlamaz…

Yeni sistemi de eski sistemi de bilmez; Amerika tipi başkanlığı, İngiliz tipi anayasal meşrutiyeti (constitutional monarch) bilmez, Fransız sistemini bilmez… Ama evet ya da hayır der. Neye göre???

Yetmez…
İki seçenekli bir oylamada; seçeneklerden birisini tercih edenlere bir bölüm;
terörist der,
hain der,
diğer bölüm ise,
koyun der,
çomar der….

Hakaret eder yani. Terörist ilan eder.
İşte bu “bel altı vurmak“tır.
Demokrasiden, hukuktan uzak olduğu gibi,
İNSANLIKTAN DA UZAKTIR!

Nasıl ki HDP’liler namaz kıldığı için kiliseye gitmiyorsan,
Fethullah Gülen Müslümanım dediği için ateist olmuyorsan,
Hayır demeyi terör ile bir tutma APTALLIĞINA girişmeyeceksin!
Yok eğer hayır demek terör eylemi ise; bunu referanduma koyacak kadar APTAL olmayacaksın!

Nasıl ki sen hayır diyorsan,
Evet diyenleri linç edip, sülalesine küfür etmeyeceksin!
Evet deme hakkına SAYGI DUYACAKSIN!

 

Neydik…. Ne Olduk….

Biz ki 1999 depreminde çocuklara kıyamayıp evlat edinen bir milletiz.
Körfez Savaşı’nda, Suriye’de, Kore’de, Kıbrıs’ta ve çeşit çeşit yerde insanlara yardım edenleriz.
Çanakkale Savaşı’nda Türk askerinin nasıl merhametli olduğunu bilirsiniz…

Karadeniz’de başkadır kültür, Doğu Anadolu’da başkadır.
Trakya’da başkadır, Akdeniz’de başka…
İç Anadolu’da farklıdır, Akdeniz’de farklı…
Fakat insanlık aynıdır.
Hangi köye gidersen git,
Çal kapıyı, tanrı misafiriyim de.
Kökeni ne olursa olsun, dini ve mezhebi ne olursa olsun,
Siyasi görüşü ne olursa olsun açar sana kapısını.
Öyle azınlık falan olsa dahi Ermeni, Yahudi, Rum gibi değişmez…
Senin de ne olduğunu sorgulamaz zaten.
De ki, “BEN TANRI MİSAFİRİYİM”,
En temiz çarşafını çıkartır sana.
Kendi yemediği, çocuklarına sakladığı salçasını da koyar önüne.
Varsa tavuğu, ineği; sabah topladığı yumurtayı, sağdığı sütü koyar önüne.
En güzel şekilde ağırlar seni…

Merhametli toplumuz yani, insanlığımız var.
Ya da vardı?
Artık birbirimize bakarak selam vermiyoruz.
Aksine 3 saniye bakarsan “ne bakıyorsun lan?” diyerek kavga çıkıyor.
Ne olacaktı? Evlilik programında tartışma, yarışmada tartışma, dizide tartışma.
Sürekli gerilim gerilim gerilim….

Yetti mi? Yetmedi.
Referandum var işte. Zaten örnek olması gerekirken çocuğun olsa ağzına iki tane çakacağın tarzda siyaset yapan adamlar referandum üzerine işleri iyice sertleştirdi. Neymiş “Türkiye’nin kaderiymiş”…

Yahu %51 ile kazansan ne olur kazanmasan ne olur? %70’i eminim ne olduğunu bilmiyordur.
Üstelik sırf politik hırs uğruna şimdiden yarısı terörist ilan edildi, yarısı embesil.

**

Yolda düşsen kaldıran,
Zordayım desen sormadan yardım eden,
Tanıdığında her biri güzel insan olan millet ne hale düştü?

Bugün internette küfür ediyorsun, hakaret ediyorsun; vatanı için kaygılanan adama terörist diyorsun…
Referandumda %51 ile kazansan ne olur, kaybetsen ne olur?
Evet Türkiye için önemli ancak bunlar kapanamayacak şekilde yaralar toplumu.

Siyaset bilimi öğrencisi olarak Anayasa değişikliğinin içeriği değil; tamamen kimin nasıl oy vereceği tartışılıyor.

Daha Kötüsü

130 liraya sattığı “padişah kokusundan” daha fazla satsın diye,
Çıkıyor bir cahil, ailesinin ismini kullanıyor. ATatürk’e ve parlamenter sisteme laf atıyor.
Ailesinde nice önemli insanlar varken tamamen adını duyurmak için böyle yapıyor.
Bizim millette balıklama atlıyor.

Öte yandan daha Türkiye’de 7 coğrafi bölge olduğunu bilmeyen Rıdvan Dilmen çıkıyor,
Sanki anayasa profesörüymüş gibi, sanki siyaset bilimi uzmanıymış gibi davranıyor.
Millette çıkıp ciddiye alıyor.
Bunu yapanlar da öyle bilgili olması gereken kesim haa!
Yok efendim nasıl böyle yaparmıştan başlıyor,
Küfür kıyamete kadar gidiyor.

YAHU RIDVAN DİLMEN İŞİNE BAKSIN!
ARDA TURAN FUTBOLCU, SİYASET BİLİMCİ DEĞİL
diyerek geçmek varken, adamlar hararetli şekilde tartışıyor.

Türkiye’de gündem yaratmak bu kadar kolay işte.
Nedeni mi? Kendini bilgili sanan cahiller.
Mozart’ın bilmem hangi eseri hangi notadan çalınmalı diye tartışıyor musun?
Ya da elektrikli araçlardaki pilin nasıl küçük ve ucuz hale getirileceğini?
Ama konu futbol ve siyasetse ohh meydan bomboş, yardır öyle mi?

Kusura bakmayın da;
Demokrasinin, yasama-yürütme-yargı dengesinin,
Parlamenter sistem ile başkanlığın,
mevcut sistem ile değiştirilmesi planlanan sistemin farklarını bilmeyenler,
kalkıp ahkâm kesiyor.

Ahkâm kesen illa ki olacak, ülkede tonla cahil bilgin var.
Daha kötüsü nedir biliyor musunuz?
Bu adamları ciddiye alıp hararetle tartışan sözde aydın kesim.
Sallamayın arkadaşım çok mu zor? Çık doğrusunu açıkla…

Hepsinden kötüsü ne ama biliyor musunuz?
Devlet olarak iki seçenekli bir referandum ortaya çıkartıp,
Ardından bir seçeneği seçenlere terörist demek…
Diğer tarafta çıkıp “seni başkan yaptırmayız” demek,
Evet diyenlere koyun, çomar, embesil demek…

KUTUPLAŞMAK YANİ!
Bakın referandum geçer ya da geçmez…
Fakat zaten kutuplaşmış ülkede bu kadar sert söylemlerin geri dönüşü olmaz.
Yıllardır yayınladıkları dizi, film ve programların kaymağı budur işte.
bilinçli şekilde alıştırıldı halk bu tarz gergin ortamlara.
Her gün gördüğümüz kan, sigara, alkol buhulanırken,
Silah, kavga, şiddet açık açık sabahtan akşama kadar veriliyor.
Sörvayvır’da da tartışma var, evlilik programında da…
Millete bakın herkes böyle oldu.
Bilse de bilmese de her şeyi eleştiriyor, burun kıvırıyor. AY GÖTÜM! Sen kimsin ya?
İşte bu hale getirdiler bizi.
Bilgisi yok, fikri var.

Acilen özümüze dönmemiz gerek.
Bu ülkenin en temel problemini sıfırlamamız gerek. Ne mi?

Ülkedeki herkesin, diğer insanların hayatını kendi gibi yaşatma çabasına girişmesidir.
KABUL EDİN! Hoşgörün, saygı duyun! Karşıdaki insanlar olduğu gibi kabul edil.
Diniyle, mehzebiyle, görünüşüyle, kökeniyle, geçmişiyle, siyasi görüşüyle…

Yazık. Bu güzel toplum ne hale GETİRİLDİ….