Başlıkta “taktik” yazdığım için taktik ve strateji arasındaki farkı açıklayarak başlamak istiyorum. Aranızda satranç oynayanlar varsa bilecek fakat kısaca açıklamak için;

Askerler muharebeleri kazanır. Muharebeler ise savaşı diye bir söz var. Buradaki muharebe taktik diyebiliriz ve savaşta stratejidir. Yani uzun süreçli ve sonucu da içeren durumda strateji, kısa süreçli ve adım olarak ele alınan durumlar ise taktik diyebiliriz.

**

Konumuza dönecek olursak… İkinci Dünya Savaşı ve tanklara merakım çok fazla. Bu yüzden Youtube üzerinden bol bol videolar izliyordum. Fakat T72 tanklarının ve sanırım t54’ü dahi görmüştüm, Suriye’de gopro ile savaş alanlarındaki manevralarını incelemeye başladıktan sonra Suriye’deki çatışmaları da önerilen videolardan izleyip, epey süre Suriye’deki çatışmaları izlemiştim. Bulunduğumuz yüzyıl ilginç, oturduğunuz yerden Suriye’de birinin gopro ile çektiği çatışma görüntülerini izleyebiliyorsunuz.

Eski zamanlardan beri bireysel silahlanmaya karşıyken (bir sürü manyağın silah alıp eşine, komşusuna, başka insanlara zarar verdiğini gördükten sonra), bunu engelleyebilecek bir şey gördüm. Erkekler olarak içgüdülerimizde savaşmak, avlanmak var. Avcılığa karşı olsam da gerek Machiavelli’nin Prens kitabında belirttiği üzere av süresince hem yer şekilleri hem bir sürü taktik fırsatı öğrenebilirsiniz. Oynadığımız oyunlar savaş oyunları (World of Tanks ve Hearts of Iron 4’e bayılırım örneğin)… Haliyle bu içgüdümüzü düzenlemek gerek.

Airsoft’u duyduktan ve görüntülerini izlemeye başladıktan sonra bir kaç konuda çözüm ortaya çıktı.

 

Airsoft Nedir?

Paintball denilen boyalı silahları hatırlar mısınız? Bir kaç kez büyük umutlarla oynamıştım fakat 15 metre önümdeki hedefe ardı ardına 10 atış yaptıysam hepsi saçma sapan yerlere gitmişti. İşte böyle hayal kırıklığı yaratmayan, dengeli atış yapan bir silah düşünün.

Airsoft, Türkçesini bilmiyorum fakat havalı ve plastik mermi atan tabanca, keskin nişancı tüfeği, taramalı tüfek gibi seçenekleri olan güzel bir mekanizma. Havayla çalışıyor. Küçükken boncuklu silahlarımız vardı belki hatırlarsanız, bunlara benziyor.

Güzel yanları şunlar:

Tamamen gerçekçilik mevcut! Kamuflaj, koruma yelekleri, kask, gözlük, hatta duruma göre telsiz falan var. Bunların üzerine bilgisayar oyunlarında gördüğünüz bayrak alma (ortada bir bayrak var ona koşuyorsunuz), binaya taaruz ve savunma gibi bir sürü çeşidi var. Binalar ve oyun ortamı tamamen Suriye’de ve herhangi bir çatışma bölgesinde görebileceğiniz türde. Delikler, kırık camlar, kırık dökük çatı, duvarlar, parçalanmış eşyalar, tamamlanmamış/yıkılmış binalar… Ve bütün bunlar için stratejiniz olmalı, özellikle iyi taktikler uygulamanız gerekmektedir.

Hepsinin yanında, eğer AK-47 (Keleş dediğimiz Kalaşnikof) seviyorsanız o var, Glock marka tabanca seviyorsanız o var, 2. Dünya Savaşı’nda Almanların bir tabancası vardı sağ ve solunda kulakçıklar vardı WG Luger miydi hatırlayamadım ondan tutun, MP5, G3 ve hatta keskin nişancı tüfeklerinden yere koyup ağır taramalı dediğimiz modellere kadar istediğiniz her şey var. Tabi ki çoğu görsel olarak mevcut açıkçası bir AK47 ile MP5 arasında aşırı fark olacağını düşünmesem de zevkinize kalmış!

Hepsinin ötesinde bulunduğunuz ortam tamamen bir çatışma ortamını andırıyor. Bilgisayar başında oturup gözlerinizi yormaktansa; bedensel kondisyon, zihin açıklığı, adrenalin, dikkat gibi bir sürü şeyin yanı sıra bir savaş ortamını canlı olarak tatma imkanını bulacaksınız.

Spor, adrenalin, gerçekçi bir deneyim, içimizdeki avlanma ve savaşma duygusunu tatmin edecek bir aktivite ve sosyallik!

Bu kadar anlattık önce örnek vereyim:

 

Bu kanal ve diğer kanallarda çok güzel videolar bulacaksınız.

 

 

Türk Askerini ve Türk Halkını Airsoft ile Eğitmek

Tanıdığımız emekli bir komutan bir kırtasiye gibi bir şey açmıştı. Çocuğun birisi silah isteyince annesi ne işin var silahla falan demiş ve adam kızmıştı, askere geldiklerinde silah tutmayı bilmiyorlar diye. Ben şanslıyım, av tüfeği vs ile (burası önemli), kimsenin olmadığı ve güvenlik önlemlerinin alınmış olduğu şekilde hedeflere atış yaptım kaç kez. Açıkçası kullanmayacak olsak bile en azından bu deneyimi elde etmek gerek. Sakin insanların olduğu yerlerde, arkasının görünmediği ve araya birilerinin girebileceği veya sekip sağa sola gidebilecek yerlerde atış çalışması yapmayın! Yol tebalalarına atıp bizi milli zarara sokmayın, onları değiştiriyorlar, yazıktır!

**

Airsoft oynayan takımları düşününce 4-4 ve hatta alana göre 15-15, en fazla gördüğüm 20-20 gibi oyun oynayanlar vardı. Düşünün 40 kişi, öyle böyle 45-50 kişi haftasonu bir araya geliyor. Sosyallik. Bilgisayar başında asosyal olup, göt göbek büyütmek yerine sosyalleşip, hem spor yapacağımız hem yaşamın monoton yapısını kıracağımız güzel bir deneyim elde edebiliriz. Öyle insanlar tanıyorum ki (çok yakın arkadaşlarım ve akrabalar), Gokarta binse, dönme dolaba binse dahi kusacağı geliyor ki esas problem adrenalin. O kadar düz hayat yaşıyoruz ki, bazılarımız az biraz adrenalin ile baş edemiyor. Fakat işte, hayatta, sokakta, trafikte çok ciddi durumlarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz.

Bazı anlarda soğuk kanlılığımızı koruyup bir kaç saniye içinde acil karar vermek gerekiyor. Yine söylenenin aksine babam 4 yaşında direksiyonu tutturmaya başladığı ve 7-8 yaşlarından itibaren gokart kullandığım için İstanbul trafiğinde bir çok kez tehlikeli durumları tamamen içgüdüsel ve refleks şeklinde atlattığım oldu. Bu nedenle insanların biraz adrenalin ve biraz stresli ortamlara girip burada soğukkanlı kalmayı ve düzgün kararlar almayı öğrenmesi gerekmektedir.

 

Askerler ve Zorunlu Askerlik

Açıkçası TSK’da normal çalışan ve eğitimli askerlerimiz için hiçbir şey diyemem. Hepsi görevlerini olabilecek en iyi şekilde yapıyorlar. Benim askerlikten kastım zorunlu askerlik denilen durum. Henüz iş nedeniyle erteledim ve kişisel nedenlerden dolayı bedelli askerliği doğru bulmadım (fakat gidenlerin hakkıdır kesinlikle böyle olmalı ve parası olmayanlar da gidebilmeli) için, askerliğimi erteledim ve 2 yıl içinde gideceğim. Ancak giden arkadaşlar, eş ve dostlara sorduğumda ne öğrendiklerini merak ettim.

Zorunlu askerlik neden var? Olası bir durumda silah tutmayı bilmek, emir komuta zincirini anlamak, ordu yapısını anlamak ve bir nevi alıştırma değil mi? Diğer türlü sadece TSK’nın parasız çalışanları gibi oluruz! O halde ne kadar alıştırma yapıldı? Kime sorduysam 3-5 mermi atmışlar.

Yahu tamam iyi güzel, normal işleyişini sürdürmek gerek, ordu içinde çok farklı görevler alarak hem biz deneyim elde edeceğiz hem farklı insanlarla karşılaşıp Türkiye’de bazı gerçeklerin yüzümüze çarpmasını göreceğiz… Fakat eğitim? Savaşı kimse istemez ancak kendimizi savunmamızı sağlayacak bazı şeyler?

İşte bunlar için çözümler üretiyordum ve “airsoft” bunları ilk sırasına oturdu bile!

 

Zorunlu Askerlikte Airsoft ve Kişisel Gelişim

Zorunlu askerlik sırasınca, insanların airsoft ile en azından ayda 1 kez taktik alıştırmaları yapması ve bunun için kalan bir kaç haftada taktik, harita okuma gibi alıştırmaları yapması gerektiğini düşünüyorum. Yani harita okuyamayan, kroki çizemeyen, taktikleri bilmeyen bireyler üniversiteden mezun oluyor da bari askerlikte bunlar öğretilse? Mesela şu an adını unuttuğum bir spor vardı, harita veriliyor ve pusula ile ipuçlarını buluyorsunuz. Parkurlar var… Zorunlu askerlik yapanlara ayda bir airsoft ve ayda bir bu bahsettiğim harita okuma, ipucu ve takım yarışması yapılan oyundan oynatmak gerektiğini düşünüyorum. Hem takım olmalı, hem taktik ve harita okumayı öğrenecekler hem de spor. Geri kalan boş haftalarda da bunlar için hazırlık yapılabilir günde 1 saatlik dersler ile. (düzenleme: bahsettiğim spor oryantiring imiş)

Bunlar dışında kişinin kendini savunması için toplu halde savunma sporları gösterilebilir. Böylece insanlar askerlikten sonraki hayatlarında da bunları kullanabilir hale geleceklerdir.

Hoş kimse kusura bakmasın henüz bizzat askerliğimi yapmadığım için nelerin olduğunu sadece çevremdekilerin anlattıklarından ve küçük yaştan beri etrafımızda askerlerin oluşu ile gidip gördüğüm ve sorularla edindiğim bilgilerden yola çıkarak söylüyorum.

Ancak hem gençleri spora alıştırmak için küçük yaşlarda (düzenleme) oryantring ile doğa, ekip çalışması, pusula ve harita kullanımı öğretilir hem de 18 yaşından sonra airsoft ile birlikte bunlar bir sonraki aşamaya geçirilebilir. Yani okullardan başlayarak devam eder.

İşte size Türk askerlerinin airsoft oynamasına ilişkin 2 video:

 

Mesela şu ikinci videoyu izlerken çatır çatır boşa mermi sıktıklarını gördüm. Yahu niye boşuna mermi sıkıyorlar derken sonra anladım ki meğersem önlem içinmiş. Daha doğrusu koruma. Adamların çıkabileceği yere ateş açıp, onları baskılarken, diğerleri binaya yaklaşıyor. Bunu izleyene kadar Suriye’deki ve bir dönem Türkiye’nin doğusunda terör örgütüne karşı yapılan çatışmalarda neden bu kadar mermi sıktıklarını anlayamamıştım. Ta ki bu videoyu izleyene kadar. İnanılmaz!

 

Sonuç Olarak

Bireysel silahlanmayı böyle bi yere doğru çekebileceğiz. Hem erkeklerin içindeki çatışma ve avlanma içgüdüleri baskılanacak hem de “asarız keseriz, evde zor duruyoruz” diyen ve sözümona kendini 20. yüzyılda sanarak “devrim sokaklardan başlar” diyen tiplerin; aslında çatışmanın ne kadar zor olduğunu ve bu işlerin evde oturduğunuz gibi olmadığını anlayacaklarını düşünüyorum.

Küçük yaştaki gençler sonra airsofta yönelmese dahi oryantring ile birlikte doğa, harita okuma, pusula kullanma, ipuçlarını değerlendirme, birlikte çalışma gibi bir çok özelliği kazanırken spor yapacaklar. Üzerine askerlikte airsoft ile birlikte savaş için çok daha hazır, çok daha eğitimli bir hale gelecekler.

Açıkçası oryantring ve satrancı ufak yaşlardan beri düzenli şekilde çocuklara aşılama taraftarıyken 18 yaşından sonra bunlara airsoftun eklenmesinin çok iyi olacağını düşünüyorum. Tabi bu benim gibi düşünen ve hissedenler için geçerli. Eğer silahsızlanma taraftarıysa kesinlikle zorlama olmamalı insanlara karşı. Müzik, başka spor dalları vs ile uğraşabilirler.

Kendinize dikkat edin.

 

andıç: bu arada Başakşehir veya yakınlarında airsoft olan yer var mı bilmiyorum ama belki böyle bir şeyler yapılabilir veya takımınız varsa adam eksikse bilgi@emrecetinblog.com üzerinden ulaşabilirsiniz. Belki ayda 1 falan gidip oynanabilir. İyi olur. Oynamak isteyenler de (bana yakın tarafta), ulaşabilir. Eğer yeterince kişi  toplayabilirsek, mekanlara gidip oynayabiliriz.

 

düzenleme:

Türkleri gördük ama bir de yabancılara bakınız:

Kategori: Genel - Politika
Etiketler: , , ,