Maalesef insanların anlamadığı, daha doğrusu insanlara nasıl anlatabileceğimizi bilemediğimiz için anlatamadığımız bir durum var ortada…

Ekonomi, siyaset, tarih vs gibi sözel bilimler tek veriyle incelenmez ve yorumlanamaz. Bu işin bin bir çeşit dengesi vardır. Yani sen en az ücreti 900’den 1.400’e pat diye çıkartmakla; güçlü Türkiye falan yaratmazsın.

Ekonomi okursanız, ilgilenirseniz bileceksiniz ki; arz-talep grafiğinde grafiğin yerini değiştirmek için teknoloji yatırımı vs gibi bir şeyler yapmanız gerekiyor. Eğitim, teknoloji (üretimde etkili) vs vs… Aksi halde kolay kalkınma gibi şeyleri unutun.

**

Konuyu uzun tutmayacağım sizinle ne demek istediğimi anlatan bir örnek vereceğim:

Asgari ücreti bulmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sitesini kullandım. Döviz rakamları için TCMB sitesinden baktım (alış).

Asgari ücretin net olanını aldım,
2013 harici son rakamları ve yılın son günündeki dövizi aldım.

 

 

**

Bu ne demek?

Aslında çok basit; eğer bir yere yatırım yapmak isterseniz asgari ücret oranına bakacaksınız. Aldığınız ham-maddeler zaten döviz ile alınıyor. Satarken döviz ile satıyorsunuz. Yatırım yaptığınız ülkede bir sürü şey kadar, asgari ücrette önemli.

Çin’in seçilmesinin nedeni ucuz işgücü. Fakat aynı zamanda Türkiye, Avrupa’nın Çin’i oldu diyorum. Çünkü Avrupa marketine baktığınızda, bırakın büyük ülkeleri; Bulgaristan, Sırbistan, Arnavutluk vs gibi bir sürü ülkede üretilen şeylerden daha ucuza satılıyor Türk malları. Çünkü Avrupa’da asgari ücret Almanya’da 1.500 eurolarda, Türkiye’de ise euro bazında 310 euro gibi bir şey yapıyor. Komik yani…

1999 depreminde üretim bölgesi olan Marmara adeta çöktü. Üretim yoksa, her şey tepetaklak demektir. Haliyle kriz vs ile boğuştu Türkiye. AKP’den sonra neo-liberal ekonomi uygulandı ve özellikle 2007-2010 dönemi arası hem dünyanın Türkiye’ye olan bakışı iyidi hem de neo-liberal politikaların yani özelleştirme, ne varsa satma fikrinden gelen sıcak para; tek parti iktidarı, kaynağı bilinmeyen(!) sıcak paralar… Hepsi ülkeyi sağlam noktaya taşıdı.

FAKAT….
2010’dan sonra işler başka noktaya gitti ve ters dönmeye başladı. Haliyle 2013’ten itibaren TL’nin değerinin düştüğünü görüyoruz. 2013’ten bu yana 92 para birimi karşısında TL’nin değeri kesin olarak düşmüş ve sadece 8 para birimi karşısında (Ukrayna, Suriye vs) kesin olarak değer kazanmış (bknz: ilgili konu).

**

Yukarıdaki tabloda görebileceğiniz üzere asgari ücreti 1000’den 1300’e almak politik anlamda “gördüğünüz gibi BİZİM DÖNEMİMİZDE ASGARİ ÜCRET ARTTI” söylemlerini kullanmaları demektir. Yandaş basın ise asgari ücret tam BİLMEM KAÇ KAT arttı diye manşet atacaktır.

Dediğim gibi alandan bakmayıp, döviz ve diğer sistemlerle bakarsak;

Asgari ücret 1.000 iken o günün döviz kuruyla 426 dolar ediyormuş.
Asgari ücret 1.300 yapıldığında, o günün döviz kuruyla 369 dolar etmiş.

Yani 300 lira asgari ücret geldi diye seviniyorsunuz fakat TL’nin değersizleşmesini ve aslında uluslararası alanda 57 dolar daha kaybettiğiniz, yani alım gücünüzün dünyada 57 dolar daha düştüğünü görmüyorsunuz.

Nasıl karıştı değil mi?

Karışmasın… Dünya çapında her şey dolar ve euro ile yapılıyor (ticaret). Haliyle bunlar önemli. TL bazından neyin ne kadar olduğu önemli fakat kur sabit ise… Eğer kur 2,3’ten 3,5’e çıkıyorsa, o halde asgari ücretin 300 lira gelmesi aslında bir kazanç değil; kayıptır ve gördüğünüz gibi 57 dolarlık bir kayıp var.

2018 Asgari Ücreti

1603 tl olmuş 2018 için.

Ne kadar değer kaybedecek, ne olacak 2018’in ilk 6 ayındaki dolar kuru ve son ayındaki dolar kuruna göre bakacağız…

FAKAT,

Son 5 yılın dolar bazında asgari ücret ortalamasını alırsak : 394.9 dolar tutuyor.
1603/394.9 yaptığımızda ise, 2018’de dolar kurunun 4.05 tl olacağını görebiliyoruz.

Eğer son yılın dolar bazından asgari ücreti olan 372.24 doları alırsak,
1603/372.24 dediğimizde: dolar kurunun 4.30 tl olacağını görüyoruz.

Dolar/euro paritesine bakarsanız; 1 euro’nun, 1,19 dolar olduğunu görüyoruz haliyle,
4,30*1,19 dediğimizde, euro’nun ise 5.11 olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurabiliriz.

Sonuç Olarak

Ekonomide ilerleme ve gerileme olmaz, 2017’nin aynısı olursa, 2018’in son ayında:

1 Dolar = 4.30 tl
1 Euro = 5.11 tl olacaktır.

Eğer daha az olursa, “egunumi söper” demeye devam edebilirsiniz. Daha fazla olursa; TL’nin ve Türk ekonomisinin gerilediğini gösterir.

Siz bakmayın TL’nin değerinin düşmesiyle aynı döviz miktarına daha fazla ürün satarak, bunlara dayanıp “bak daha fazla ürün sattık, ekonomi büyüdü” diye dolanmalarına. Cebinize giren para ve bunun dünya çapında alım gücüne bakarsanız; azaldığını tablodan görüyorsunuz. En güzel dönem 2011’de imiş.

**

Teknolojiye, bilim, eğitime; spor ve sanata yatırım yapılması gerekir.
Diyanet bütçesini yarıya düşürüp bunlara yatırım yapılsaydı,
FETÖ ile savaşırken, başka tarikatlere bel bağlanmasaydı,
Demokratik kurumlar olan hukukun üstünlüğü, basın ve konuşma özgürlüğü, güçler dengesi (yasama-yargı-yürütme) gibi şeylere dikkat edilseydi,

HEPSİNDEN ÖNEMLİSİ; eleştirilerimizin Erdoğan, AKP ya da başka bir şeye duygusal bağlılıktan değil de, Türkiye’deki sıkıntıları göstermek ve bunların düzeltilmesi için uyarıların yapılması olarak görünseydi, Türkiye gerçekten bazı hedeflerini yakalayabilirdi.

Açıkça söylemek gerekirse; bu gidişatla 2023’te ilk 10 ekonomi arasına girmemiz mucize olur.

PİSA testlerinde, OECD ülkeleri arasındaki sıralamada ve daha nicesinde; Türk gençlerinin durumu altta.

 

Daha Önemlisi : BEYİN GÖÇÜ

Bilim, sanat, teknoloji gibi bir çok alanda burada defalarca bahsettiğim; politik baskı, ofis politikaları, “liyakat” değil eş dost ile sadakate bağlı terfilerin gelmesi ve eleştirilere tahammül edememe gibi bir çok sorun yüzünden insanlar bıktı. Gerçekten bıktı. İşlerini yapmak isteyen insanların önüne üniversitelerde, şirketlerde saçma salak bir sürü şey çıkıyor.

İşini yapmak isteyen bunlardan ayrılıp; Avrupa ve Amerika’ya gidiyor. Vatandaşlık, göç, iş konusunda bu insanların hiçbir sıkıntısı yok.

Ford Focus gibi bir arabayı (ilgili video);
Amerika’da en kötü 13 asgari ücret ile,
Kanada’da 8 asgari ücret ile,
Almanya’da 12 asgari ücret ile,
Türkiye’de ise 56 asgari ücret ile alıyorsunuz.

Alım gücü konusunda da bin bir problem. İçki içme, öyle giyinme, kahkaha atma, hamile gezme… Bu gibi aptalca şeyler de cabası. İnsanlar bunalıp gidiyor. Geriye kimlerin kaldığı da ortada.

**

Haliyle değerli dostlar, Türkiye konusunda artık farklı dini inanç, mezhep, politik görüşleri bir kenara bırakıp; buradaki sorunları çözmek için uğraşmamız gerek. Yoksa 10-15 yıl içinde belimizi ekonomik anlamda toplayamayacağımız gibi halk içinde de bir sürü politik kamplaşma ve çatışmalar olması muhtemeldir.

Renk devrimleri, Occupy hareketleri, Arap Baharı gibi şeylerde öğrendikleri tecrübeleri; Irak ve Suriye’den sonra dünyada güçlenmeye başlayan Rusya’ya da yakınlaşan İran ve Türkiye’de uygulayacaklardır. İran’da bu aralar gördüğünüz protestolar başlangıç.

AKP’nin geçirdiği yasa (darbe karşıtı kişiler olaylara karışırsa yargılanmayacak), anlaşılan böyle bir istihbaratın sonucunda alınmış.

Hepsini değerlendirirsek; artık kutuplaşma ve alınganlık yapmayı bir kenara bırakmamız gerekeçek. Yoksa taa dibi göreceğiz, ve sonra her şey tamamen değişecek.

 

Kategori: Ekonomi - Genel - Politika